"-Bir keresinde, herkesin başına gelebileceği üzere, işlerimden ve bunlarla iç içe geçmiş ne varsa ondan ötürü bir çıkar yol bulamadığım, her şeyi yüzüstü bırakmaya kalktığım ve bu ruh hali içinde evde bir salıncaklı sandalyede oturmakta olduğum bir sıra, hayvan kucağımda, bir ara başıma eğip de baktığımda gördüm ki, yüzündeki o kocaman bıyıklarından gözyaşları damlıyor.- Benimkiler miydi, onunkiler mi? Kuzu ruhlu bu kedide bir de insan hırsı mı vardı? - Babamdan pek büyük bir miras almış değilim ama bu parça el içine çıkarılır."
"Yaptığım iş gözüme öyle büyük görünüyordu ki, duygulanmaktan ve kendime acımaktan orada, o sakin çalılıkta ağlamaya başladım; bu tabii pek anlaşılır bir şey değildi, öyle ya hak ettiğim karşılığı bekliyorduysam, niçin ağlıyordum ki? Herhalde sadece huzurdan. Hep sadece huzur duyduğum zaman, ki iyice nadirdir, ağlamışımdır."