Feyzanur Betûl

Feyzanur Betûl
@millennium
@sincemillennium
Elektrik Elektronik Mühendisi
27 Nisan
32 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Sabitlenmiş gönderi
"Çünkü birini etki altında bırakmak ona kendi ruhunu aşılamaktır."
Sayfa 28·Kitabı okudu
Reklam
Yalnız konuşulan kelimeler geçerli demek. Gerisi insana kalıyor. İnsana, onun öz varlığına. İstersen, içine dönük olabilirsin.
Sayfa 64·Kitabı okuyor
...birden Turgut aynı huzursuzluğun yaklaşmakta olduğunu hissetti. Kıskanç ve intikamcı bir duyguydu bu: biraz unutulmaya gelmiyordu. Gizlice büyüyor, eskisinden daha şiddetli bir biçimde ortaya çıkıyordu hiç beklemediği bir anda. Bir davranışta bulunmadan, onunla ilgili bir hareket yapmadan atlatılması imkânsız gibi görünen bir duyguydu. Hüzünlü bir biçimde ele alınmayınca daha zalim oluyordu sanki. Kendisine saygı duyulmasını istiyordu. Küçük bir fırsat bulunca da Turgut’un içini ezen bir rahatsızlık olarak ortaya çıkıyordu. “Midem iyi değil galiba,” dedi. “Bana bir ilaç versene.” Söylediği sözlerden hemen pişman oldu. Gene ihanet etmişti içindeki ‘şey’e. Bu ‘şey’ Selim’in ölümünden öte bir hüzün, ne olduğu belirsiz, fakat sürekli ilgi isteyen bir duyguydu. Hem örtülmesi gereken, hem de örtüldüğü ona hissettirilince kuvvetlenen bir duygu.
“İnsanların hoşuna gidecek biçimde davranmayı oldukça beceririm biliyorsun. Onun için, bana önem verilmesinde bu aldatıcı tavırlarımın payı vardır diye endişe ederim.” “Böyle olmadığını biliyorsun,” diye telaşsız karşılık verdi Nermin. “Nasıl bir insan olduğunu anlatmamı istiyorsan, başka.” Turgut elindeki çatalı bıraktı: “Beni şımartırsan, mutfaktaki çocuklar gibi yemeğimi bitirmem sonra.”
İkimiz olduktan sonra, bütün bu hüzünler, sıcak bir yaklaşma için bahanedir, demek istemişti Nermin’e.
Reklam