Puan vermedi·160 syf.·
2026 434. kitabı
Sorma! Ya bir gölge oluşmaz mı hiç, hep ışık var mı oluyor camdan yüreğine akan duru, düzensiz kararlılık için? Nilgün Marmara Türk edebiyatının en önemli romancılarından, gazetecilerinden ve diplomatlarından biridir. Türk toplumunun Tanzimat'tan Cumhuriyet'e kadarki değişim sürecini eserlerinde başarıyla yansıtmış, aynı zamanda Türk Dil Kurumu'nun kurucuları arasında yer almıştır. Yakup Kadri Karaosmanoğlu Fecr-i Âti ve Millî Edebiyat dönemlerinde eserler vermiş, realizm ve natüralizm akımlarından etkilenmiştir. Tarihsel Dönemleri Yansıtması: Romanlarında Tanzimat Dönemi, Meşrutiyet yılları, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemi Türk toplumunun geçirdiği siyasi ve sosyal dönüşümleri işlemiştir. Yakup Kadri Karaosmanoğlu Siyasi ve Diplomatik Hayat: Sadece bir yazar değil; milletvekili (Mardin, Manisa) ve çeşitli ülkelerde elçi olarak görev yapmış bir devlet adamıdır. Çok yönlü okuru sıkmadan Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nu tanıdık yazar Sayıl Cengiz Gündoğdu'nun kalemimden okuduk kıtabımızi..
Araştırma inceleme deneme edebiyat
Yakup Kadri KaraosmanoğluSayıl Cengiz Gündoğdu · İnsancıl Yayınları · 20242 okunma
TARİH TEKERRÜRDEN Mİ İBARETTİR?
Puan vermedi
İnceleme yazısına başlamadan önce kitap yayıncılarına bir çift sözüm olacak. 1961'de ilk baskısı yapılan bu kitabı 1990 yılından sonra doğanların nasıl okuyabileceğini düşündünüz mü? Kitabın 17.baskısı 2012 yılında yapılmış ve içinde birçok Arapça, Farsça ve Fransızca kelimeler mevcut. Kitabı okurken TDK nın sözlüğünün mobil uygulaması sürekli elindeydi. Yaşım itibariyle bir çok kelimenin anlamını bilsem de günümüzde bu kelimeler kullanılmıyor. Bu nedenle sadeleştirilmiş bir dil ile yeni baskıları yapılarak değerli kitaplardan herkesin özellikle genç neslin yararlanması sağlanmalıdır. Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar; Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi? Mehmet Akif Ersoy demiş milli şairimiz. 1961 de yazılan kitabı 2026 da okuduğumda hiçbir şeyin değişmediği ve bu zihniyet ile değişmeyeceğini fark ediyorsunuz. Ne acıdır ki Hayrı İrdal ve Halit Ayarcı benzerleri sürekli hayatımızın içinde olacaklar. Yazarın doğu batı veya gelenekçi modern toplum eleştirisi, bizim Cumhuriyet'in kuruluşundan bugüne geldiğimiz noktayı çok net biçimde ortaya koymaktadır. Kitabı ön yargılarım ile okumaya başladım okuma sırasında Tanpınar'ın hayatı ve eserleri hakkında makaleleri okuyunca eser sizi içine çekiyor kimi zaman Hayri İrdal kimi zaman da Halit Ayarcı kişiliklerinin günümüzde ki karşılıkları gözönüne geliyor. Kitabı keyifli şekilde okudum. Okumanızı tavsiye ederim.
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201553bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·752 syf.··
2026 257. kitabı
Turgut Özakman, yakın tarihimizin en büyük varoluş mücadelesini derin bir arşiv çalışması, edebi bir anlatı ve sarsıcı bir epik dil ile birleştirerek Türk yayıncılık tarihinde kırılması güç rekorlara imza atan bu anıt eseri ortaya koyuyor. *Şu Çılgın Türkler*, Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde, küllerinden yeniden doğmaya çalışan bir halkın, imkansızlıklar ve yokluklar içinde Batılı emperyalist güçlere karşı yürüttüğü Kurtuluş Savaşı’nı (1914-1922 kesitinden ziyade özellikle 1921-1922 Milli Mücadele dönemini) tüm detaylarıyla ele alan devasa bir belgesel romandır. Yazar, elli yılı aşkın bir süredir topladığı belgeleri, anıları, askeri raporları ve telgrafları kuru bir tarih anlatısı olmaktan çıkarıp soluk soluğa bir kurguya dönüştürüyor. Roman; cephedeki Mehmetçiklerin, cephane taşıyan kadınların, kağnı kollarının, Anadolu’nun fedakar çocuklarının hikayelerini anlatırken; diğer yanda Ankara’daki siyasi çalkantıları, Meclis’teki ateşli tartışmaları ve cephe gerisinde dönen hainlikleri ya da kahramanlıkları muazzam bir panaroma halinde sunuyor. Özakman, Türk milletinin "bitti" denilen yerden, Sakarya’dan, Kocatepe’den nasıl bir iradeyle ayağa kalktığını, dâhiyane askeri stratejilerin arkasındaki o insani inancı ve adanmışlığı gözler önüne seriyor. Kitap, hamasi bir anlatının ötesinde, her satırı dipnotlarla, haritalarla ve gerçek vesikalarla desteklenmiş muazzam bir hafıza tazeleme kılavuzudur. *Şu Çılgın Türkler*; bir ulusun onur, bağımsızlık ve özgürlük uğruna neleri göze alabileceğini fısıldayan; tarihiyle yüzleşmek, cumhuriyetin hangi temeller üzerine kurulduğunu anlamak isteyen her neslin mutlaka okuması gereken evrensel ve sarsıcı bir başucu destanıdır.
Şu Çılgın TürklerTurgut Özakman · Bilgi Yayınları · 202324,6bin okunma
Doğum anından askeri gerçekliğe ...
10/10
·324 syf.··
2026 2. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:00
Bu kitap, gökten inme bir kurtarıcının değil; çöken bir imparatorluğun (Osmanlı) kalbinde, Balkanlar’ın yangın yeri coğrafyasında büyüyen bir çocuğun ruhsal ve zihinsel olarak nasıl adım adım "Atatürk"e dönüştüğünün hikayesidir. Mustafa Kemal'in çeşme başında Sırpça konuşan kızları gördüğünde yaşadığı o aydınlanma; bir toprağın vatan olması için din birliği kadar dil birliğinin ve milli benliğin de şart olduğu gerçeğidir. Mustafa Kemal aslında bir şair kalbine sahiptir; vatanı kelimelerle savunmak ister. Ancak askeri okulun o soğuk duvarları ve hocasının yasağı ona şunu öğretir: Düşman şiirle değil, fenle, matematikle ve çelikten bir iradeyle alt edilir. O gün kalbini taşlaştırır ama ruhundaki o vatan ateşini asla söndürmez. Herkesin "Aman imparatorluk parçalanmasın, Türk olduğumuzu gizleyelim" diyerek pıstığı bir çağda; o, azınlıkların küstahça kendi kimliklerini haykırmasından bir ders çıkarır. İlk isyanını kendi okul sıralarında, arkadaşlarına yapar: "Kendi evinde Türk'üm diyemeyen, başkasının avı olur!"
Duygu ve Düşünce
Mustafa Kemal'in Romanı - 1Yılmaz Gürbüz · İleri Yayınları · 2014204 okunma
İstikbâl Kurşunu – Bir Milletin Direniş Ateşine Yolculuk
Puan vermedi·102 syf.··
2026 12. kitabı
Genç yazar ve öğretmen Esabil Erden'in ilk eseri olan İstikbâl Kurşunu, yalnızca bir tarihî olayın anlatımı değil; aynı zamanda bir yörenin hafızasını, kültürünü ve ruhunu gelecek nesillere taşıma çabasıdır. Eser, Millî Mücadele'nin başlangıcında önemli bir yere sahip olan Dörtyol'da atılan ilk kurşunu ve bu kurşunun bir milletin bağımsızlık mücadelesindeki anlamını konu edinmektedir. Dörtyol'un kurtuluş sürecini merkeze alan kitap, tarihî gerçekleri hikâye diliyle okuyucuya sunarak geçmiş ile bugün arasında güçlü bir bağ kurmaktadır. Yazar, eserde yalnızca savaş ve direniş atmosferini anlatmakla yetinmemiş; Dörtyol yöresinin kendine has kültürünü, günlük yaşamını, örf ve adetlerini, doğal güzelliklerini ve bölgeye özgü bitki örtüsünü de satırlarına taşımıştır. Bu yönüyle kitap, okuyucusuna hem tarihî bir yolculuk hem de kültürel bir keşif fırsatı sunmaktadır. Eserin dikkat çeken özelliklerinden biri de yerel dil kullanımına verilen önemdir. Esabil Erden, Dörtyol yöresinde kullanılan konuşma dilini ve ağız özelliklerini mümkün olduğunca koruyarak anlatımına yansıtmış, böylece hikâyenin gerçeklik duygusunu güçlendirmiştir. Bu tercih, okuyucuyu olayların yaşandığı döneme ve coğrafyaya daha da yaklaştırmaktadır. Bir ilk kitap olmasına rağmen İstikbâl Kurşunu, tarih bilincini canlı tutma gayesiyle kaleme alınmış samimi ve değerli bir çalışmadır. Özellikle Dörtyol'un Millî Mücadele tarihindeki yerini öğrenmek isteyenler için önemli bir kaynak niteliği taşırken, yerel kültüre ilgi duyan okuyucular için de zengin ayrıntılar barındırmaktadır. Kitap hakkında yayımlanan bilgilerde, eserin Dörtyol'un Karakese bölgesinde atılan ve Millî Mücadele'nin sembollerinden biri olarak kabul edilen ilk kurşunun hikâyesini genç nesillere aktarma amacı taşıdığı belirtilmektedir. Henüz
İstikbâl KurşunuEsabil Erden · Tenha Yayınları · 20251 okunma
BİR ERKEĞİ ÖLDÜRECEK KADAR SEVMİŞ OLMALARI.
Puan vermedi
ROY : 24 Kasım 1961'de Hindistan'ın Kerela eyaletinden Hristiyan bir anne ile Hindu bir babanın kızı olarak dünyaya geldi. Aymanam Köyü'nde annesinin işlettiği okulda okudu. 16 yaşında evi terk etti. Delhi Mimarlık Okulu'nda okudu, ama mimarlığı hiçbir zaman sevmedi. Dört yıl süren ilk evliliğini bir okul arkadaşı ile yaptı ve bir süre eşiyle birlikte çiçek çocuk olarak(hippi-Savaşa hayır-doğayla uyumlu) yaşadı. Daha sonra bu hayatı bırakarak Ulusal Şehir İşleri Dairesi'nde çalışmaya başladı. Bir bursla İtalya'ya giderek anıt restorasyonu üzerinde çalışırken yazarlık yönünü keşfetti. İkinci eşi ile birlikte bir televizyon kanalı için dizi film, Hindistan'da üniversite öğrencilerinin yaşamına ilişkin bir film senaryosu, Hindistan'ın kırsal kesiminde eşleri tarafından istismar edilen kadınların kahramanı haline gelen Phoolan Devi hakkında tartışmalı bir film senaryosu yazdı. Son filmi mahkemelik olunca aerobik öğretmenliği yapmaya ve romanını yazmaya başladı. Kendi çocukluğundan esinlenerek beş yılda yazdığı romanını 1996'da tamamladı. 1997'de ilk ve tek romanı Küçük Şeylerin Tanrısı romanı ile İngiltere'nin en saygın edebiyat ödülü olan Booker ödülü'nü aldı. Bu ödülü alan ilk Hint kadın oldu. Kitap çeşitli dillere çevrilerek yaklaşık 8 milyon satış rakamına ulaştı. "Sokaktaki İnsanın İmparatorluk Rehberi", "Ya çek defteri ya Cruise Füzesi" adlı kitapların da yazarı olan Roy, yirmi yol boyunca siyasi konularda kitaplar yazmış ve küreselleşme karşıtı görüşleri ile tanınmıştır. 2002'de Lanan Kültürel Özgürlük Ödülü, 2004 yılında Sydney Barış Ödülü'nü kazanan Roy, 2005'te Irak Dünya Mahkemesi adlı küresel girişim nedeniyle İstanbul'da bulundu. 2002'de Narmada'daki baraj projesine karşı çıktığı için bir günlük hapis cezasına çarptırılmış olan Roy, 2014 yılında Mahatma
Küçük Şeylerin TanrısıArundhati Roy · Can Yayınları · 20191,758 okunma