Çeşitli şahitler huzurunda ara ara havada durur ve nadiren ciddi olurum. Felsefe ve mitolojiden pek anlamam, genel olarak biyoloji ve psikoloji okumayı sever ve onları alıntılarım.
WMAP uydusuna göre evrenin %23'ü, bir ağırlığa sahip olan, gökadaları devasa bir hale ile saran ancak tamamen görünmez olan karanlık madde adındaki tuhaf, belirsiz bir tözden meydana gelir. Karanlık madde öylesine yayılmış ve boldur ki kendi Samanyolu gökadamızdaki tüm yıldızlardan 10 kat fazla ağırlığı vardır.
Bu tuhaf karanlık madde, yıldızlardan gelen ışığı tıpkı cam gibi bükebildiği ve böylelikle yarattığı optik sapma miktarı ile yeri tespit edilebildiği için görünmez olmasına karşın bilim insanları tarafından dolaylı biçimde gözlemlenebilmektedir.
WMAP uydusu, çevremizde gördüğümüz (dağları, gezegenleri, yıldızları ve gökadaları da kapsayan) maddelerin, evrenin içerdiği tüm maddelerin ve enerjinin %4 kadar önemsiz bir payını oluşturduğunu göstermiştir (bu %4'lük payın da çoğu hidrojen ve helyum biçiminde iken Muhtemelen yalnızca 0,03'lük bir bölümünü yoğun elementler biçimlendirmiştir).
Aslında evrenin büyük bir bölümü tamamen bilinmez bir kökene sahip gizemli, görünmez bir maddeden oluşur. Dünyamızı meydana getiren bilindik elementler evrenin yalnızca 0,03'ünü teşkil eder.
Kimi gökadalar o kadar uzaktır ki onlardan gelen ışık belki yüzlerce milyon ya da milyar ışık yılı uzaklıktadır. Bunun sonucunda bazıları dinozorların ortaya çıkışından bile önce yayılmış olan "fosil" ışıkları temsil eder.
Işık sonlu bir hızda hareket ettiğinden dolayı, geceleri gördüğümüz yıldızlar bugün bulundukları değil, bir zamanlar oldukları halde görünürler.
Işık için Ay'dan Dünya'ya erişmek bir saniyeden biraz fazla zaman aldığına göre, Ay'a baktığımızda aslında onun bir saniye önceki biçimi ile görmüş oluruz.