Bu kitap basılacak diye kesilen ağaçlardan gidip özür dilemek istiyorum. Siz bu kitap için kesilmeyi hiç hak etmediniz. Berbat ötesi yazan kişi yazar demicem hangi akla mantığa uyup yazmış. Kendine bile çile çektirmiş. Okuyucuları siz hayal edin
Kitap boyunca sürekli tekrar ediyor. Ama anlamadigim nokta sürekli onlara bakıp onların tanrıları benim gibi mi diyor. Tek tanrıli bir inançta niye böyle bir cümle geçiyor anlamıyorum. Tek olduğundan hiç bahsetmiyor. Sürekli vadedilen topraklar için verilmiş söz. Bir tanri aciz olan insanlar ile niye antlaşma yapsın ki. Bide 2. Nokta Tanrı sürekli ben gelip sizin için dünya da savaşacağım diyor. Bu kadar basitlestirilmemeli tanrı bence.. İnsanlar o kadar basitleştirilmiş ki. İnsan kendini değersiz hissediyor.
Bu kitabı okuyunca her ne kadar ucundan bile olsa yakaladığım küçüklüğümün o guzel geceleri geldi aklıma. Neredeyse aylarca elektrik verilmezdi köye. Arka odada yatardık ailecek annem anlatırdı hikayeleri. Hava çok soğuktu nedense o zamanlar. Kışlar çok sert geçerdi. O kalin ve ağır yorganlarin altında karanlığa bakarak dinlerdik annemin hikayelerini ısınınca uyurduk. Artık kışlar o kadar soğuk değil. Ama yaşama sevincide o kadar sıcak değil. Hiç anlamazdim annem bizi rüyalara hulyalara dalarken görünce şarkı söylediğimiz zaman Evdale Zeynike mi olacaksınız derdi. Bunu bugün anlamak nasipmiş. O günleri hatırlattığı içinde annemi hatırlattığı içinde tesekurler evdale Zeynike
Abdalın Bir GünüMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20153,549 okunma
Ilk defa bir kitaptan hiç bir şey anlamıyorum. Okudukça anlarim dedim. Ama okudukça sanki sadece okuyorum. Kelimeler geçiyor ama hiç bir şey anlamıyorum.
İngilizcemi geliştirmek için okumaya başladım. Ve bence çok etkili oluyor kısa ve akıcı hikayeler var. İngilizce kitap okumaya baslayacaklar için iyi bir kitap