Kolay mıdır milyarlarca canlıdan biri olmak ve yine biricikligimize inanmak? Üstelik bu hayatın bir sonu olduğunu ve bir gün herkes gibi toprağın altında ki o serinliğe uzanacağımızıda biliriz. Her geçen gün ölüme bir gün daha yakınızdır. Kolay mıdır bu gerçekle baş etmek? Kolay değildir elbette ve bu yüzden yiğitlerin mesleğidir "ölmeden evvel ölmek"
"Müse'nin mersiyesini hatırlar mısınız? Paris'te her şey unutulmak için eğer on beş gün yeterse, Şark'ta bu, on beş saat bile değildir. Şark'ta ölmemeye bakmalı..."
Osmanlılar dört büyük uygarliğin, dört büyük askerî ve siyasal gücün biraktiği boşluğun ortasında kuruldular ve dolayısıyla bu dört güç boşluğun tam sinirlarinin içini dolduracak kadar genişleyecekleri, en az onların gücüne erişebilecek bir devlet kuracakları, belki de daha başlangicinda belliydi. Roma imparatorluğunun yıkılmasından doğan boşluğu Bizans Arap devletlerinin yıkılmasından doğan boşluğu Selçuklular doldurmuştu. Şimdi Selçuklu ile Bizans'ın yıkılmasından doğan geniş boşluğu Osmanli devleti dolduruyordu "