Bugün bugündür, yarın da yarın, ben bugünden sorumluyum, ama kör olursam yarından sorumlu olmayacağım. Neyin sorumluluğu. Herkes gözlerini yitirmişken benim hâlâ görmekte oluşumun getirdiği sorumluluk. Dünyadaki tüm körlere rehberlik edemezsin, onların hepsini doyuramazsın. Öyle yapabilmem gerekirdi, ama elinden gelmez.
Düşünebiliyor musun, bu merdivenleri vaktiyle gözüm kapalı inip çıkabilirdim. Kalıp halinde kullandığımız cümleler böyledir işte, duyularımızda meydana gelen ince farklılıkları dikkate almaz, bu cümle örneğin, gözleri kapalı olmak ile kör olmak arasındaki farka aldırmıyor.