minaulger

minaulger
@minaulger
CBU-İktisat |
İzmir
İzmir, 20 Aralık
25 okur puanı
Ekim 2024 tarihinde katıldı
BEBEK KATİLİNİN VİDEOSU SESSİZLİĞİN BEDELİ
Sözde bırakılan silahlar, gerçekte kuşanılan maskeler… 26 yıl sonra gelen bir video mesaj. Sözde bir “barış” sahnesi hazırlanıyor. Kameralar, ışıklar, reji… Hatta eleştirmenleri bile hazır. Ama sahnede oynayanlar da, bu tiyatronun senaryosunu yazanlar da bize yabancı değil. Yine aynı yüzler, aynı eller… Ve ne acı ki, dalga geçercesine yine aynı kandırmaca. 9 Temmuz 2025. “Bebek katili video yayınladı” dendi. Oysa o bebek hâlâ toprağın altında susarken, katil kameralar önünde konuşabiliyor. Bu tek başına yeterince utanç verici değilmiş gibi, her seferinde aynı klişelerle geçiştirmek daha da derin bir utanç değil mi? Şimdi “sembolik silah bırakma” deniyor. Ne demek bu? Gerçekte bırakılmayan ama kameralar önünde yere bırakılan birkaç paslı silah; arkasında kurulan yeni cepheleri mi perdeleyecek? Yeni sahnede bize hangi rol biçildi? Yine perdeye “ek” mi yazıldık? Hangi vicdan bunu kaldırır, hangi ahlak terazisi bunu dengede tutar? Tanıyoruz bu oyunu. Ve gönlümüz öyle geniş ki; Ekmeğini yediği ülkeyi eleştiri sahnesine çeviren, PKK’ya yeni isimler biçen, terör örgütü paçavralarını tişörte dönüştürüp timsahla poz veren o figürleri yalnızca sosyal medya linçlerine terk ediyoruz.
Duygu ve Düşünce
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bernard Lewis - Ortadoğu
7/10
·448 syf.··
2024 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2024 00:00
“Orta Doğu’da hiçbir şey aniden olmaz.” Bernard Lewis’in bu cümlesiyle ilk kez karşılaştığımda durup bir süre düşündüm. Çünkü o cümlede sadece tarihsel bir bilgi değil, bugünün sancılarına uzanan derin bir gerçeklik vardı. Ve tam da bu yüzden, bu kitap yalnızca akademik bir tarih anlatısı değil; bugünü anlamaya çalışan herkes için bir vicdan metni gibi geliyor bana. Lewis’in bakış açısı elbette Batılı ama aynı zamanda bölgeyi yakından tanıyan, orada çalışmış, yaşamış, gözlem yapmış bir zihin. Olayları sadece savaşlar, antlaşmalar ve liderler üzerinden değil; toplum yapısı, eğitim düzeyi, dini dönüşümler, etnik ve kültürel gerilimler üzerinden okumaya çalışması, kitabı sıradan bir tarih kitabı olmaktan çıkarıyor. Özellikle benim dikkatimi çeken noktalar: Modernleşme sancıları Dış müdahalelerin yerel toplumlardaki kırılma etkisi Kimlik inşası süreçlerinin başarısızlığı Terör ve radikalizmle mücadelede yalnızca silahın değil, eğitim ve hafızanın da önemi Bugün Türkiye’nin yaşadığı terör gerçekliği, bu kitapta işlenen yapısal sorunların doğrudan yansıması gibi. O yüzden ben bu kitabı sadece “tarihi anlamak için” değil, bugünü çözümleyebilmek için de okunması gereken bir kaynak olarak görüyorum. Son olarak şunu söylemek istiyorum Bernard Lewis’i eleştirenler de var, savunanlar da. Ama kimse onun Orta Doğu’yu bir coğrafyadan öte bir ruh hâli olarak ele aldığını inkâr edemez. Ve ben de bu kitapla birlikte şunu fark ettim: Bir bölgeyi anlamadan, bir ülkeyi savunamazsın. ⸻ Tavsiyem şudur ; Tarih sevenlere, uluslararası ilişkiler çalışanlara, güncel olayları tarihsel zemine oturtmak isteyen herkese öneririm. Ama asıl tavsiyem; bu kitabı okurken sadece geçmişi değil, bugünü düşünerek okuyun. Tarih Notları
1000Kitap
Tarih NotlarıBernard Lewis · Arkadaş · 2014564 okunma
Kahramanlıkla İhmalkârlık Arasında
Pençe-Kilit’te kaybedilen canlar… Sadece şehitlerimizin fotoğraflarını sosyal medyada, gazetelerde paylaşarak anmanın bize bir şey kazandırmadığını artık çok iyi biliyoruz. Yaklaşık kırk yıldır süregelen acıların ardından, bir şeyleri yalnızca “görünür kılmak” yeterli olmuyor. Artık sorgulamanın, üstü örtülenin üzerine gitmenin, savunulan sözde adaletin önünde duran engelleri yıkmanın vakti geldi. Bu yazıda acı ama gerekli bir gerçeği konuşmak istiyorum. Kahramanlarımızın fedakarlığı önünde saygıyla eğiliyorum, ama içimde sönmeyen bir ateş var: Neden bu kadar risk göze alındı? Yazın kavurucu sıcaklarında, engebeli dağların mağaralarında görev yapan askerlerimizin hayatları neden bu kadar tehlikeye atıldı? Terörle mücadele elbette ertelenemez. Ancak mücadele ederken askerlerimizin hayatlarının bu kadar ağır bir bedelle gölgelenmesi kabul edilemez. Teknoloji ve eğitim ne durumdaydı? Hazır mıydık, yoksa eksiklerimiz mi vardı? Mağaralarda biriken metan gazı gibi hayati tehlikeler karşısında askerlerimizi koruyacak sensörler, gaz maskeleri, havalandırma sistemleri gerçekten yeterli miydi? Özel eğitimler verildi mi? Simülasyonlar, risk analizleri yapıldı mı? Bu sorular cevapsız kalmamalı. Çünkü her eksik önlem, bir hayat demek. Her eksik dikkat, bir evin yasta kalması demek. Bu kahramanlık yalnızca sahadaki askerlerimize ait değil. Bu görevleri planlayan, emri veren ve denetleyen herkesin ortak sorumluluğudur. İhmallerin, eksik hazırlıkların ve göz ardı edilen risklerin bedelini sadece askerler ödememeli. Sorumluluğu olan herkes bu kayıpların ağırlığını taşımak zorunda. Şeffaflık ve hesap verebilirlik artık ertelenemez bir vatani sorumluluktur. Her bir şehidimizin arkasında; yarım kalan bir hikâye, gözleri yollarda kalmış bir anne, bir eş, bir çocuk var. Onların hayatlarını
Duygu ve Düşünce
ANTHONY ROBBINS - AWAKEN THE GIANT WITHIN
Bu kitaba dair inceleme de paylaşacağım fakat şimdilik Nietzsche'nin ; "Kim sabaha kadar bir cehennemle dans ederse, güneşi avuçlarında karşılar.” sözüne hemen hemen karşılık geldiğini, özetlediğini belirtmek istiyorum.. Bu kitabı cehenneminin aleviyle kendini yakmak yerine yoluna ışık olarak tutmayı hedefleyen kişilere öneriyorum.. Keyifli okumalar ☀️ İçindeki Devi Uyandır Anthony Robbins
1000Kitap
ADALETİN BİLGİNİN ve İDEAL TOPLUMUN ARAYIŞI
Puan vermedi·372 syf.··
2024 15. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2024 00:00
PLATON - DEVLET Uzun bir inceleme yapmak istedim okumanızı tavsiye ederim, şimdiden teşekkür ediyorum. •• Platon’un en önemli eserlerinden biri olan Devlet, felsefe, siyaset ve etik alanlarında yüzyıllardır tartışılan bir başyapıt bence çoğu kesim için de öyle gerçi fakat pratik ve işleyişte sıkıntıların yaşandığı bir dünya haline gelmemizi de sorguladığım için incelemem uzun olacak.. Kitap, adalet kavramını sorgularken, ideal devletin nasıl olması gerektiğine dair kalıcı fikirler sunuyor bize fakat Platon’un yazdığı bu diyalog formundaki eser, hem döneminin hem de günümüzün siyaset anlayışına ışık tutar cinsten. Devlet, Sokrates’in önderliğinde, adalet nedir, iyi bir toplum nasıl olmalıdır sorularını derinlemesine ele alıyor. Platon’a göre adalet, bireylerin kendi görevlerini hakkıyla yapmasıdır; yani her sınıf kendi işine odaklanmalı, toplum ise uyum içinde hareket etmelidir. Bu sınıflar, yöneticiler, koruyucular, ve üreticiler olarak ayrılır. Filozof krallar, bilgeliği ve erdemi esas alan yöneticiler olarak ideal devletin kalbidir. Adaleti bana sorsalar ben de böyle tanımlardım sanırım.. Platon’un idealar kuramı, eserin temel taşlarından biri olduğunu düşünüyorum. Gerçek bilgi, değişmeyen ve mükemmel “idealar” dünyasından gelir. Bu yüzden gerçek adaleti, güzelliği ve iyiyi ancak filozoflar anlayabilir. Onlar, bilgeliğin rehberliğinde devleti yönetmeye en layık olanlardır. Platon, bu yüzden filozofları krallara dönüştürerek “filozof krallar” kavramını ortaya koyuyor.. Eserde, bireylerin ruhu üç kısma ayrılıyor akıl, irade ve arzu. İdeal toplumda bu ruh bölümlerinin her biri, kendi görevini yapar, böylece hem bireyde hem de toplumda uyum ve düzen sağlanır. Platon’un adalet tanımı da buradan çıkarıyor o da şu ki ; - Herkes kendi yerinde kalır, başkasının işine
1000Kitap
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,8bin okunma