"Doğru, bu subayların, genç olsun yaşlı olsun, hanımları büyülemekte üstlerine yok. Şapkalarındaki rozetler pek dayanılmaz oluyor, canım."
Tabii canım, adamın IQ’su ayakkabı numarasından küçük olsa bile o omuzdaki iki parça metal her türlü 'yakışıklılık' eksiğini kapatıyor. What a deep and meaningful connection, right?
Herif her cuma iskeleye gidip o mektubu bekliyor ama mektup yerine sadece toz yutuyor resmen. Evde hanımıyla birbirlerini yicekler ama bizim albay hala o horozu besleme derdinde. Gabriel Garcia MarquezAlbaya Mektup Yok sanki horoz uçunca dertler de uçup gitcek. İnsan okurken diyor ki bırak şu inadı da bi karnını doyur ama yok adam resmen aç kalma sanatında master yapmış. Neyseki kitap kısa da adamın o bitmek bilmeyen umudu bizi de verem etmeden bitti. Sonunda karısı ne yicez dediğinde verdiği o meşhur cevap zaten bütün o saçma bekleyişin zirvesi olmuş valla.