Çocuklar kaybolmamışlardır, ama biz onlara ders veririz. Ve bütün öğrettiklerimiz hayatın önünde bir engel yaratır, çünkü hayat her yönden açık, geniş zihinler ister. Ancak bu dersler dar kafalı olmayı gerektirir - konsantrasyon, dikkat, farkındalık değil.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Geçmişi unut ve onu anlıyorsan, tekrarlama. Bu yeterlidir. Ceza yok, yargı yok. Bir şey yapıyor idiysen çaresizdin. Bilinçsizdin, senin de sınırların var. Arzuların, tatmin olmamış isteklerin var. Her ne yaptıysan o yapabileceğin tek şeydi. O zaman seni suçlamanın ve lanetlemenin anlamı var mı? Yapılabilecek tek şey var: bilincin yükseltilebilir.
Bu erkeğin egemen olduğu bir toplum. Haksız olan hep kadındır, erkek değil. Erkek bir güzel serbest kalır. Kendisi de bir namus bekçisi, saygıdeğer bir kişilik olabilir - ama lanetlenen kadın olacaktır. Buna daha evvel hiç rastlamadın mı? Fahişeler lanetlenir, peki ya müşterileri? O insanlar nerede? Lanetleyenlerle aynı kişiler olmalılar.
Aşk, sözde aşk, diğerini öldürüyor. Yoksa bu dünya niye bu kadar çirkin olsun? Herkes aşık gibi davranıyor; koca karısına, kadın kocasına karşı, ana babalar çocuklarına, çocuklar ana babalarına ve dostlar birbirlerine ve herkes, akrabalar da, bütün dünya birbirine aşık… Ne çok sevgi var ortalıkta - peki bunca çirkinlik, bunca mutsuzluk nereden geliyor?