Toplum dediği tam olarak neydi? İnsanın çoğulu mu? Toplum denen şey tam olarak nerede bulunuyordu? Tüm hayatımı toplumdan korkarak, onu güçlü, ürkütücü ve korkutucu bir şey olarak hayal ederek yaşamıştım.
bugün bir güzelliğe yaş damlattım. ağaçları seçtim bugün ben. nasıl olur da böyle olurlar. aklım almadı. bir sürüler, dip dibeler. kimisi yalnız. ama hepsi ne kadar da mutlu görünüyor! sıkılmıyorlar,mutlular. birbiriyle küs olan hiçbir ağaç yoktur şu dünyada. keşke ağaç olabilsek. olunuyordur belki. sanıldığı kadar tepkisiz değiller. ağaç olsam keşke. mutlu olmasam hatta bunun farkına varacak bir beynim bile olmasa da olur, yüz yıllarca olsam. sadece olsam. ağaç olmadan olmak ne kadar da zormuş. dırdır eden biri var sonuçta sende. onda yok ki. bazen bir insanın yanındayken onunla birlikte ağaç olabildiğimizi hissediyorum. benle ağaç olabilen insanı seviyorum. sohbet ederken de susarken de süzüldüğümüz belli olan insanı seviyorum. orda dırdırcının sözü geçmiyor çünkü. mutluluğun önü açılıyor o zaman. onlar da saf şekilde kendilerinden keyif alıyorlar. nerden mi biliyorum? biliyorum işte, o kadar.
sürrealist bi ressamin tuvalinden hallice
herkes eşlik etmekte
kuvvetle
sürekli
durduraksız
anlamında kaybolmamak mümkünatsız
içimde konuştuğum
yarattığınız
renkler silsilesi
sıfatsız ya
üstelik hadsiz
sanki dış dünyada başıma gelen her konuya
fransız
onu şekillendiren de siz
halsiz
nedense benim yerime nöbet tutarmışçasına
kuralsız
yapayalnız
yoksa değil mi
var yanında asıl biri
onu görmeli mi
veya iyimser mi
değişmesini ister miyim ki
varlığına alıştığım bir gürültü bu
ancak alıştıysam
nasıl hatırlar oldum bir an sessizliği
karmakarışık bir üzüntü
düğüm
köründen
açılsa sanki milyar tane daha çıkacaktı içinden