sude

sude
@mindynosaur
istikrarlı sıkılgan
“Ne tuhaf bir duygu, bir görevim, özel olarak yapmam gereken bir işim, hiçbir sorumluluğum olmayan koskoca iki günün önümde uzandığı en son kim bilir ne zamandı. Bu çok tuhaf.” “Biliyor musunuz, siz yetişkinlere bakınca aslında hiç önemsemediğiniz şeylerin tuzağına düşüyormuşsunuz gibi geliyor bana. Nasıl oluyor bu? Ne zaman oluyor?” “Ne zaman olduğunu belirlemek imkansız. Bu ani bir değişikliğin sonucu değil, daha ziyade fark edemediğin bir toprak kayması misali, bir günden ötekine, zaman içinde gerçekleşir. Yıllar geçmeden fark edemezsin. Yüzeysel şeyleri kendine yük edersin ve bütün bunlar, tıpkı bir örümcek ağı gibi, günden güne çevreni saran görünmez ipliklere dönüşür.”
sude
hangi ara yetişkin hayatına geçiş yaptığımızı asla algılayamıyorum, sahi ne ara bu kadar büyüdük biz?
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Aşk, sözde aşk, diğerini öldürüyor. Yoksa bu dünya niye bu kadar çirkin olsun? Herkes aşık gibi davranıyor; koca karısına, kadın kocasına karşı, ana babalar çocuklarına, çocuklar ana babalarına ve dostlar birbirlerine ve herkes, akrabalar da, bütün dünya birbirine aşık… Ne çok sevgi var ortalıkta - peki bunca çirkinlik, bunca mutsuzluk nereden geliyor?
Feyyaz Feyyaz isimli okura yanıt verildi
sude
hım hım kesinlikle,,, aşık olmak kitabını okuman lazımmış bilgine
Sahip olmadığımız şeylere bakarken, "Benim olsaydı nasıl olurdu?" diye düşünme eğilimindeyizdir ve işte böylece yokluğu hissederiz. Oysa bunun yerine sahip olduğumuz şeyler için sık sık şunu düşünmemiz gerekirdi: "Bunu kaybetsem ne olurdu?"
Feyyaz Feyyaz isimli okura yanıt verildi
sude
arthur abimin yanlış dediği bir şey var mı şu ana kadar