Dedektif Hunter serisinin 6. Kitabı belki de duygusal olarak en sarsıcı olanı diyebilirim. Dedektif Hunter’ ın yalnız olmasını ailesinin acı kaybına ve kaybetme korkusuna bağlamıştım. Kısmen de doğru denebilir ama daha fazlası varmış meğer.
Issız bir kasaba da bir kaza olur ve şerifler kazayla ilgisi olmayan kaza yapan aracın duran bir arabaya çarpması sonucu inanılmaz bir keşif yaparlar ve bir adam tutuklayıp FBI’ ya teslim ederler. Çünkü bu vaka kendilerini çok aşan bir olaydır. Tutuklanan kişi 4 gün hiç konuşmaz ve konuştuğundaysa sadece bir isimle görüşmeyi kabul eder. Robert Hulter. FBI Hulter’a tutuklanan kişiyinin resmini gösterir ve ondan yardım ister. Bu kişi dedektifin üniversiteden oda arkadaşından başkası değildir. Aslında tatile gitmek üzere olmasına rağmen bir yanlış anlaşılma olabileceği düşünüp yardımı kabul eder. Fakat bundan sonra yaşanan olaylar öğrenilen şeyler Robert içinde okuyucu içinde sarsıcı olduğu kesin. Bu kitapla değişiklik olarak önce katil bulunup sonra maktuller aranıyor. Ve bunların çocuğunun kayıp olduğu bile bilinmiyor. Sıra dışı bir kitap daha yazmış yazar. Okurken tüyleriniz ürperecek. Şeytani Zihin
Dedektif Hunter bu ara en favori karekterim ve serisi enlerim arasına hızlı bir giriş yaptı. Bu seride ortak özellik her zaman bir seri katil olması ve katil kurbanlarını hiç aynı yöntemle öldürmemesi. Böylece kitap hem sıradaki kurban kim ve nasıl öldürülecek diye düşünmenin yanı sıra neden sorularını da sordurarak kitaba ayrı bir akıcılık katıyor. Katili zaten Hunter bulmadan asla tahmin edemiyorsun çünkü katil bir iki sahnede adı geçen öyle sıradan bir insan oluyor ki “hadi canım ordan” diyorsunuz. Bu kitapta da katilimiz öldüreceği kişileri internet ortamı üzerinden yapılan bir oylamayla nasıl öleceğini size seçtiriyor ve ölümler binlerce kişi tarafından canlı izleniyor. Bunlar öyle sıradan ölümlerde değil üstelik. Fakat yazarın her zaman belirttiğim gibi korkunç bir zeka ve hayal gücü var. Kimse böyle sıra dışı akılalmaz şeyler düşünemez. Çok iyi yazıyor bu bir gerçek. Teker Teker
“Hep bir seçeneğimiz vardır, öyle mi? Peki ya diğer insanların yaptığı ve sonunda onların değil de senin hayatını tamamen değiştiren seçimlere ne demeli? O zaman bizim seçimlerimiz nerede?”