MsO

Puan vermedi·208 syf.··
2026 8. kitabı
Bazı kitaplar insanı hikâyenin içine çeker, bazıları ise insanın kendi içine dönmesine vesile olur. Hüzünlü Kaplan benim için ikinci gruptaydı. Okurken sık sık durup nefes alma ihtiyacı hissettim; çünkü Neige Sinno yalnızca bir hikâye anlatmıyor, sessizlikleri, yaraları ve yüzleşmeleri de görünür kılıyor. Yer yer detayların yoğunluğu beni yorsa da bu durum kitabın etkisini azaltmadı. Aksine, anlatının samimiyetini, cesaretini ve dürüstlüğünü daha da güçlendirdi. Kolay okunan, rahatlatan bir kitap değil; zaman zaman sarsan, rahatsız eden ve insanı kendi düşünceleriyle baş başa bırakan bir metin. Ama edebiyatın en kıymetli taraflarından biri de bazen tam olarak budur. Susulması kolay olan şeyleri dile getirebilmek... Son sayfayı kapattığınızda hikâye bitiyor belki ama düşündürdükleri uzun süre sizinle kalmaya devam ediyor. Hüzünlü Kaplan, zorlayıcı ama unutulmayacak bir okuma deneyimiydi.
Hüzünlü KaplanNeige Sinno · Can Yayınları · 2024226 okunma

MsO

, bir kitap okudu
Puan vermedi·208 syf.··
2026 8. kitabı
Neige Sinno
7.9/10 · 226 okunma
Puan vermedi·664 syf.··
2026 7. kitabı
Nigâhdar'ı çok severek okuduğum için Gülün Açtığı Gece'ye de büyük bir merakla başladım. Başak Sayan'ın kaleminin en sevdiğim yanı, tasavvufu, felsefeyi ve insanın içsel yolculuğunu hikâyenin içine doğal bir şekilde yerleştirebilmesi. Bu kitap da benim için bir romandan çok içsel bir yolculuk gibiydi. Okurken hakikat, teslimiyet, ölüm ve varoluş üzerine düşündüren birçok cümlenin altını çizdim. Bazı bölümlerde fazla detay ve tekrar hissi nedeniyle akıcılığın yavaşladığını düşündüğüm anlar olsa da, kitabın tasavvufla kurduğu güçlü bağ ve insanı kendi içine döndürme hali benim için oldukça kıymetliydi. Kolay tüketilen bir kitap değil; sindire sindire okunmak istiyor. Doğru zamanda okunduğunda insana gerçekten çok şey bırakan, üzerinde düşünmeye davet eden bir eser olduğunu düşünüyorum.
Gülün Açtığı GeceBaşak Sayan · İthaki Yayınları · 2026118 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2026 6. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 23:01
Bazı kitaplar insanın içine usulca oturur, bazılarıysa sadece kapağıyla flört eder Eski Dünyanın Yangını bende ikinci grupta kaldı sanırım. Kalben’in şarkılarındaki kırık samimiyeti, o “dağınık ama güzel” hissi burada da var aslında. Kitap; ilişkiler, yalnızlıklar, modern insanın iç sıkışmaları arasında dolaşıyor. Yer yer altı çizilesi cümleler çıkıyor, bazı bölümlerde gerçekten bir şarkının içinde yürüyormuşsun gibi hissediyorsun. Ama bir noktadan sonra metin, duygu vermekten çok “duygu hissettirmeye çalışıyor” gibi geldi bana. Belki beklentiyi fazla yükselttim bilmiyorum ama kitap bittiğinde aklımda büyük bir iz bırakmadı. Kötü mü? Hayır. Ama “okumasam da olurmuş” dediğim kitaplar rafında kendine sakin bir yer açtı Bir kahve molasında birkaç sayfa eşlik eder belki ama yangın falan çıkarmıyor açıkçası. Kısacası: kapak çok güzel, vibe var, cümleler zaman zaman parlıyor… ama hikâye bende tam tutmadı. Biraz fazla “instagram cümlesi”, biraz eksik derinlik hissi bıraktı
Eski Dünyanın YangınıKalben · Holden Kitap · 2022892 okunma