" Toplu olarak insanları sevdikçe kişilere karşı sevgim o oranda azalıyor."
...
Bana yaklaşan kimse kişiliğimi eziyor, özgürlüğümü sınırlandırıyormuş gibi geliyor bana. Yirmi dört saat içinde en iyi insandan nefret edebilirim. Birinden, sofrada yemeği ağır yediği için, öbüründen nezlesi var durmadan burnunu temizliyor diye...
Ölmek hiçbir şeydi. El Sordo'nun ne ölümle ilgili bir korkusu, ne de kafasında ölümle ilgili bir görüntü vardı. Ama yaşamak, bir tepenin yamacında rüzgarda salınan bir buğday tarlasıydı. Yaşamak, gökyüzünde dolanan bir atmacaydı. Yaşamak tahılın savrulduğu, samanların uçuştuğu harman yerinde, tozlar içinde duran toprak bir testide ki suydu. Yaşamak, bacaklarının arasındaki bir attı ve bacaklarının arasındaki karabinaydı, bir tepeydi, bir vadiydi, vadinin uzun kıyısında, kenarında tepelerin ötesindeki ağaçların uzandığı bir dereydi.