Bir insanın kader ve karakterinin "iç güdüler" ve "tepkiler" ile yapılandırılması, bu karakterin hangi hedefe yönlenmiş olduğunu bilmediğimiz sürece anlamsızdır.
Doktorluk mesleğinin hedef seçilmesi de Tanrı gibi yaşam ve ölüm üzerinde söz sahibi olmak isteği çevresinde dolaşır, ama bu durumda hedef topluma hizmet yoluyla gerçekleştirilir.