Niçin insanlar birbirlerine karşı açık yürekli davranmıyorlar? Neden en iyi insan bile karşısındakinden bir şeyler gizliyor, bütün düşündüklerini açıklamıyor? Sözlerimizin yabana atılmadığını bildiğimiz zamanlar bile neden içimizden geçenleri olduğu gibi söylemiyoruz? Neden herkes olduğundan daha sert görünmek istiyor? Duygularını açığa vurursa altta kalacakmış, kendisine önem verilmeyecekmiş gibi korkuya kapılıyor?..
''Huzuru artık dışarıda aramıyorum, kendi içimde bir sığınak haline getirmeye çalışıyorum.''
Bu cümlede yorulmuşluk da var, olgunlaşma da.
İnsan bazen uzun süre huzuru; bir evde, bir ilişkide, bir başarıda, bir şehirde, bir “her şey düzene girince” anında arıyor. Sonra fark ediyor ki dışarıdaki şeyler değiştikçe huzur da sürekli yer değiştiriyor.
“Kendi içinde sığınak olmak” ise daha farklı bir şey:
* Her şey mükemmelken değil, karmaşanın içinde de kendine dönebilmek.
* Kaygılıyken bile kendine sert davranmamak.
* Dışarıdaki belirsizliklere rağmen içeride küçük bir güven hissi kurabilmek.
Bu genelde bir anda olmuyor. Daha çok küçük küçük oluşuyor:
bir fincan kahvede, içten bir merhaba da, kedini severken, biriyle gerçekten anlaşılmış hissettiğin anda, hatta bazen sadece “bugünü de atlattım” diyebilmekte.
Ve sanırım en önemli tarafı şu:
İnsan kendi içinde sığınak kurmaya başladığında, dış dünyaya olan bağımlılığı azalıyor ama sevgisi azalmıyor. Sadece tutunma şekli değişiyor.
Bir psikolojik danışman olarak meslek hayatımın büyük bir kısmı, insanların zorlayıcı yaşam öykülerine tanıklık etmekle geçiyor. Gün içinde dinlediğim depresif anlatılar zihinsel olarak yoğun bir yük oluşturabiliyor. Haliyle kitap okumak benim için yalnızca bir bilgi edinme aracı değil; aynı zamanda bu yoğunluktan uzaklaşabildiğim, zihinsel olarak dinlenebildiğim özel bir alan.
Ancak Nihan Kaya’nın Erteleme kitabı, bu anlamda benim için beklediğim “kaçış” alanını tam olarak sunamadı. Aksine, kitapta yer alan anlatılar ve ele alınan temalar, kendi depresyon dönemine sürekli değinmesi nedeniyle zaman zaman danışanlarımla yaptığım görüşmeleri hatırlattı ve beni yeniden o duygusal atmosfere çekti.
Kitabı, erteleme davranışını daha iyi anlamak ve bu konuda psikolojik bir çerçeve edinmek beklentisiyle okuyanlar için şunu söylemek daha dengeli olacaktır: Bu eser, doğrudan çözüm odaklı ya da sistematik bir rehber sunmayı amaçlayan bir kitap değil. Ertelemenin nedenlerine dair değinilen bazı noktalar yer yer isabetli ve düşündürücü hatta farkındalık kazanmak için etkili olsa da, bu noktalar akademik ya da yapılandırılmış bir psikolojik model içinde ele alınmıyor.
Yani erteleme davranışını değiştirmeye yönelik somut ve adım adım bir yol haritası sunmuyor. Bu nedenle, özellikle bu konuda teknik ya da uygulamaya dönük bir kaynak arayan okuyucular için beklentiyi sınırlı tutmak daha gerçekçi olabilir.
ErtelemeNihan Kaya · Eksik Parça Yayınları · 20242,165 okunma
"Billy bana, "Hadi her şeyi deneyimleyelim, içimizde hiçbir şey kalmasın, ne varsa tüketelim ve ölüme elimizden alabileceği hiçbir şey bırakmayalım, derdi.