Macera mı?
:)
Tam yerindesiniz. Ve işin çok daha güzel kısmını size söyleyeyim mi;
Bu devasa serinin ilk kitabı, Dünyanın Gözü. Maceranın daha ilk bebek adımı...
Ne yazayım, ne diyeyim bilemiyorum. Kısaca özet geçeyim;
Fantastik kurgu kitapları okumayı seven ve bu evrenleri manyaklık derecesinde araştıran, tutkuyla bağlanan ve duygusal bağ kurup bağrına basan bir okur olarak, Ejderha Mızrağı ve Unutulmuş Diyarlar okuduktan sonra (özellikle Unutulmuş Diyarlar) hep şöyle söylemiştim;
"Acaba bir daha bu evrenler gibi bir kurgu okuyabilecek, bu fantastik diyarlar gibi diyarlarla bir daha karşılaşabilecek miyim?"
Yanılmışım.
Ve evet, geç de kalmışım.
Zaman Çarkı'da "O" evrenler gibi, daha ilk kitabında gönlümde ayrı bir taht kurdu.
Umarım aynı tempoda devam eder.
Bu dev macera ile ilgili söylenecek tek bir kötü söz/yorumum yok. Kimi okurlar şöyle diyecektir: "Acayip çok betimleme, açıklama, karakter ve coğrafya/evren tanıtımı var, kitap ve seri çok uzun."
Evet dostum, çok uzun. Ve bu MÜTHİŞ bir şey. Oku oku bitmeyecek :D
Elbette ki, bir kurgu yazarı sana evreni ve karakterleri tanıtırken bol ve uzun betimlemeler yapacak. Öyle olacak ki, sen o evrende, dört nala koşan atların nalları altında ezilen her bir çimenin rengini görecek ve kokusunu duyacaksın. :D
Dünyanın Gözü kitabı ve bu macera, Zaman Çarkı, nalların altında etrafa saçılan minik çakıl taşlarını bile zihninizde canlandırıyor.