Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Olay örgüsünü beğenerek aldığım bir kitaptı ancak biraz hayal kırıklığı yaşamadım değil. Kitabın ince olmasından dolayı sanırım olaylar o kadar hızlı gelişti ki ne okuduğumu anlamadım. Deprem olmasından kaynaklı metronun duvarı çökmüş Bestegül ve 13 arkadaşı metroda mahsur kalmıştı. Yukarıda metronun üzerine çok sayıda bina yıkıldığı için de kurtarılmaları uzun sürdü ve her bölümde biri öldü. En çok hayal kırıklığı, kurtarılmalarına 5 dk kala Oğuz'un ölmesiydi. Çok saçma buldum ölecekse bari çok daha öncesinde ölseydi yada ikisi birden kurtarılsaydı bu kısmın zorlama olduğu çok belliydi genel itibariyle beğendim sanırım. 1 puanı da son kısımdan kırdım okuyup okumamayı size bırakıyorum..
Herkesin vardır okumaya ilk başladığında kapağına veya rengine tutulup aldığı kitap. Benim aldığım ilk kitap "Arakadaşlar Arasında Lafı Olmaz". Kitabın ilk sayfasinda 4 Nisan 2011 yazıyor. O zamanlar 4 sınıfa gidiyordum sanırım 10-11 yaşlarında falan olmam lazım bilirsiniz alışveriş merkezlerinin içindeki market kısımlarında küçük bir kitap kısmı olur nedense oralar hep çekerdi beni yine gittim oraya dış rengi mavi bir kitap beni cezbetti o yaşlarda renk çok dikkat çeker maviyi de çok severdim içine bakmadan gittim aldım kitabı :D eve gelir gelmezde okumaya başladım çok sevmiştim o yaşa göre normaldi de bu. Her şey bu kitapla başladı belediyelerin üniversitelerin kütüphanelerine üye oldum hem kendim harçlıklarımı biriktirip alıyordum hemde param yetişmediğinde oralardan alıp okuyordum. Neyse kitap okumak için gittim kitaplığın önüne bu kitap yine ilk günki gibi gözüme çarptı aldım tekrar okudum bazıları vakit kaybı diyor kitabı okuduktan sonra öyledir ki öyle evet ama bu kitabın yeri bende ayrı atamıyorum satamıyorum. :)
Aldığımdan beri sürekli başlayıp başlayıp devamını getiremediğim bu yüzdende yarım kalıp dolap bekleyen bir kitaptı bir kaç senedir benim için. Sonra dedim ki tekrar başla ne çıkar, okuyan bunca kişi kitabı beğeniyor sende yapabilirsin dedim şimdi bir çoğunuz bunu okurken gülebilir ama ben klasik ve edebiyat türünde kitaplar okumayı çok seven biri değilim okurken kitap tercihimi de genelde romanlardan yana kullanırım. Neyse zorla başladım kitaba başta sayfalar gitmedi dedim ya sevmiyorum, bide üslup ağırlığı eklendi buna içimden artık "incecik bir şeysin ama bitmeyeceksin herhalde" demeye başladım. Ama artık nasıl inat ettiysem bir sayfa daha bir sayfa daha diye diye nasıl oldu anlamadım kitap beni sarıverdi. Sonra da gerisi geldi demekki benim kitabı bitiremememin sebebi başlangıç kısmıymış neyse bu sayede bu tarz kitaplara karşı ön yargım kırılmış oldu böylelikle. Kitabı sevdim yalan yok. Biz ne kadar yeniyiz bilemiyorum ancak eskilerin aşk kavramını, nasıl sevdiklerini hissettim ben bu kitapta. Raif Efendinin geçmişinin sanılanın aksine aşk dolu geçtiğini okudum. Kürk Mantolu Madonna (Maria Puder) ile olan aşkı çok güzeldi ancak ölümü derinden üzdü böyle güzel aşkların mutlulukla sonlanması tercihim. Annesini ve babasını tanıyamadan hayatına devam etmek zorunda kalacak kızlarınada ayrıca üzüldüm. Kitap genel itibariyle beni etkiledi ben beğendim okumanızı tavsiye ederim 1 puanı ağır yazımından dolayı kırıyorum. Puanım:9/10