sevdanın temelinde belki de bu vardı: seçilmiş olmak, ayrıştırılmış olmak, diğer insanlardan ayrı olarak sana bakılması, senin benimsenmen, senin tercih edilmen ve bir sırrın ortağı olmak. işte bu sevdanın ilk adımı değil miydi?
aşk onun çözülemeyecek denkleminde bir bilinmeyendi ve o; bu denklemi çözmek için ne bir çaba sarf ediyor ne de bir merak taşıyordu içinde. sadece görmezden geliyor, varlığını yok sayıyordu.
etrafında bir hilal gibi tavaf ettiğimiz Çanakkale… sana bu mana yetmez mi? sen iç ve dış denizlerin ortasında bir baştan bir başa göğe yükselen yekpare bir şehit kabrisin. gaza diyarı, kendi anıdın kendinsin.