beni teselli eden tek şey, ölümden sonra yok olma umuduydu. ikinci yaşam fikri beni korkutuyor, yoruyordu. henüz içinde yaşadığım dünyaya alışamamıştım. dünya artık ne işime yarardı ki? bu dünyanın benim için değil, bir avuç hayasız, yüzsüz, dilenci tabiatlı, çokbilmiş, kabadayı, gözü gönlü aç insanlar için olduğunu hissediyordum.
korkunç olan şey, ne dipdiri ne hepten ölmüş biri olduğumu hissetmemdi. sadece canlı cenazeydim. ne dirilerin dünyasıyla bağım vardı, ne ölümün unutulmuşluğundan, huzurundan yararlanıyordum.