"Sorun nedir?" diye sordu adam. "Bir sorun yok, saçımı kısa kesebilirsiniz" dedim. "Ne kadar kısa?" diye sordu. "Şüpheye yer bırakmayacak kadar" dedim. "Ne hakkında?" diye sordu. "Kısa olup olmadığı hakkında" dedim.
Kesti, şüpheye yer bırakmayacak şekilde. Kısa; bir sözcük nasıl bu kadar yerinde kullanılabilir, diye düşündüm.
İlk olarak inceleme spoiler içerir.
Emile Zola'dan okuduğum ilk kitap olan Hayvanlaşan İnsan'ı en iyi özeti aslında Jacques adlı karakterin (genel hatlarıyla) söylediği sözleri ile açıklayabiliriz; genlerimize işlenmiş katillik/can alma duygusu var ancak bir yandan da yine genlerimize sonradan işlenen medeniyet kavramının getirdiği can almak kötüdür duygusu var. Kitapta bu iki kavramın tam üstünde duruyor.
Kitapta farklı çeşitlerde can alabilmek işleniyor. İlk olay ana karakterlerden birinin kıskançlık gibi görünse de aslında yaşça küçük karısına dokunan adamın öldürülüşü. Gar şefi yardımcısı olan Roubaud bakıldığında çok yakışıklı olmayan yine de yüzüne bakılacak biridir ancak karısı ile evlendikten sonra aynaya bakmaları artar. Karısı Sevérine'in yetim olarak büyüdüğü evde Başkan olarak bilinen adam 14 yaşında ırzına geçer ve evden kaçabilmek için sevmediği Roubaud ile evlenir. Bu olayları öğrenen Roubaud Başkanı öldürür. Çünkü benim dokunmadığım güle nasıl dokunursun davası vardır.
İkinci can alma vakası bir aşk içindir. Asla birlikte olamayacağı aşkını öldürmeye çalışan kadın treni kaza yaptırır. Ancak öldürmek istediği canlar ölmez ve onun yerine on üç kişinin hayatı gider.
Üçüncü can alma ise intihardır. Sevdiği insanı öldüremeyip diğer canlara kıydığı için kendini öldürür.
Dördüncü can alma ise vahşi duyguların gün yüzüne çıkışıdır. Jacques kitabın başından beri bir kadınla yakın temasa geçtiğinde katil olma dürtüleri uyanıyordu. En sonunda çok sevdiğine kıydı.
Beşinci can alma ise kıskançlık/ihanet. İki yakın dostun arasına giren bir kadın sonucu iki dostun birbirine girip birbirlerini öldürmeleri.
Altıncı ve son can alma ülkeler ve savaşları. Askerlerle dolu vagonun beşinci can alma sonucu trenin kaza yapması.
Kitapta bir sürü cinayet ya da cinayet işlenmek