Dinler, Mitler ve birbirini içine geçmiş diğer inançlar ve gelenekler... Bu kitapta Tevrat'ta bahsi geçen NEFİLİMLER'den yola çıkan yazar Düşmüş Melekler hikayesi ekseninde ve özellikle peygamber HANOC'un izini sürerek bütün dinlerin bir yerde birbirine geçmiş aynı ortak anıyı anlattıklarını vurguluyor.
Kitabın ilk 250 sayfası Göbekli Tepe'nin geçmişine dair özellikle M.Ö 10900 yıllarına ait kuzey göğündeki Takım yıldızları ve Göbekli Tepe'deki figürlerin bu takım yıldızları ve diğer göksel cisimlerle olan bağlantısı hakkında bu tür konulara ilgisi olmayanlara sıkıcı gelebilecek bilgiler veriliyor. Zaten yazar kitabın bir yerinde bunun farkında olarak adeta sıkın dişinizi birazdan asıl film başlayacak türde bir mesaj veriyor. Gerçekten de o 250 sayfanın ardından soluksuz bir şekilde gizemlerle dolu bir yolculuk başlıyor. Üstelik bu yolculuk çok da uzak bir yere değil, hemen burnumuzun dibindeki Doğu ve Güneydoğu Anadolu coğrafyasının belli başlı 3-4 ili içinde Cennetin yerini arıyor. Bingöl, Muş, Van, Diyarbakır, Hakkari ve Şanlıurfa ekseninde yapılan bu yolculukta yazar nihayet cenneti ve içsel huzuru Varto'nun bir köyünde buluyor.
Bogomiller, Masalyanlar, Maniheizm ve daha birçok Heretik düşüncenin kökenlerine yapılan gizemli bir yolculuk. İznik Konsili'nin sapkın ilan ettiği birçok inanç acaba gerçekte doğrunun ta kendisi miydi? Katharlar özellikle Heretik yapılarıyla ne tam bir Hristiyan, ne tam bir Müslüman, ne de Alevi idiler. Belki de onlar Anadolu'nun en kadim inançarından birini bugüne dek ulaştırmış gizli bir dinin temsilcileriydiler.