Bütün günüm tedirgin bir beklemeyle geçiyor: gelecek mi, gelmeyecek mi? Ne gelecek? Bilmiyorum. Adını koyamadığım bir şeyden korkuyorum. Soyut bir korku içimi dolduruyor. Bu korkuyla uyanıyorum ve bekliyorum.
Hayatında ilk defa başka bir insan olma özlemini duydu.
Hiç bilmedigi bir içkinin susuzluğu gibi bir duygu. Değişebilmek. Kendinin bile tanıyamayacağı yeni bir varlık olmak.
Bütün canlıların olanca güçleriyle karşı koyduklan bir değişim, bir başkalaşım. Korkutucu ve aynı zamanda çekici bir eğilim.
Oysa sınavı geçtiğimi öğrendim. Artık kendime ait bir yerim olacaktı, sabahları kaldırıp aksamları kurmam gerekmeyen bir
yatağım, bir yazı masam ve gerekli bütün kitaplarım olacaktı.
Ben, odacının kızı Elena Greco, on dokuz yaşımda kendimi bu mahalleden çekip çıkartıyordum, Napoliden ayrılmak üzereydim. Tek başıma.