"Bana akıldışı bir kıskançlığım olduğunu söylüyor, kendim de anlamsızca kıskandığımı söylüyorum ama doğru değil. Ben kıskanç değilim, mutsuzum. Ama..."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Hadi, en iyisinin olacağını, çocuklarımın bir daha ölmeyeceğini ve öyle ya da böyle büyüttüğümü varsayalım. En azından serseri olmayacaklar. İşte, isteyebileceğim hepsi bu. Bu kadarcık bir şey için onca acı ve emek... Mahvolmuş bir yaşam!"
"Bütün bunlar ne için? Ne çıkacak bunlardan? Bir an bile rahat yüzü görmeden kâh gebe olarak kâh emzirerek her zaman sinirli, hırçın, bitkin, başkalarını üzen bir halde, kocamın hoşuna gitmeden ömrüm geçip gidecek ve mutsuz, kötü eğitilmiş, yoksul çocuklar yetiştireceğim."
Seryoja'nın sevecenlik ve neşeyle parlayan gözleri, babasının bakışları altında donuklaştı ve yere çevrildi. Seryoja babasının bu tutumunu çok iyi biliyordu ve artık iyice alışmıştı. Babası onunla sanki yalnızca kitaplarda olabilecek ama kesinlikle Seryoja'ya benzemeyen, kendi kafasında uydurduğu bir çocukla –Seryoja öyle hissediyordu– konuşurmuş gibi konuşuyordu.