Resimdeki bütün akımlardan anlıyordu, ondan da diğerinden de esinlenebilirdi ancak resim akımlarını bilmemenin daha iyi olacağını, yapacağı resmin o ya da bu akıma ait olup olmadığını düşünmeden yüreğinde ne varsa ondan ilham alması gerektiğini düşünemiyordu. Bunu bilmediği için de doğrudan yaşamın kendisinden ilham almıyor, onun yerine dolaylı olarak sanatla dolu olan yaşamdan hızla ve çok çabuk esinlenerek yine aynı hız ve çabuklukla taklit etmek istediği akıma çok benzer resimler yapıyordu.
– Beni azarlama... O kadar sıkıntı çektim ki. Ben hiç de fena bir şey yapmadım; seni sadece güzel buldum. Niçin bu kadar güzelleştin?...
– Biz zihinde yaşayanlar daima güzeldirler.