Türkçede yayımlanmasının ardında ülkemizde çok beğenilen sıkça paylaşılan Miras, bence pek de öyle şaheser değil. Yazarın duygusuz bir ritimle akıcılığı bozmadan ve ajitasyon yapmadan hikayesini anlatma çabasını anlıyorum ama bu hissizlik bir noktada anlatıcının yaşadığı büyük dramla örtüşmüyor. Çünkü ajite edilmesi gereken bir şeyden bahsediyoruz. Bir çocuk tacizi belki tecavüzü, ensest söz konusu.
Aynı hissiz, fazlaca elle tutulabilir anlatım bir boşanma anlatısında ya da kurbanın değil suçlunun bakış açısından yeterli olabilir ancak bu kitapta bence metnin içine girmeyi zorlaştırmış.
Acı çekerek iyi biri olunamaz. Acı çekerek genellikle kötü biri olunur. Kimin en çok acı çektiğini tartışmak çocukçadır. Baskı gören çocuk genellikle sakatlanır, duygusal yaşamı zarar görür, baskı gören genellikle baskı yapanın düşünce yapısıyla yöntemlerini benimser, baskı görmenin en vahim sonucu budur; bu baskı göreni mahveder ve onun kendini kurtarma olanaklarını azaltır. Acıyı işe yarar kılmak büyük uğraş gerektirir, özellikle de acı çeken kişi için.
Üst kattaki Hafize Teyze çok hasta, bir ayağı çukurda diyorlar. Avrupa'da ekonomik kriz, Afrika'da açlık, Suriye'de savaş var. Ben gezegenin en bencil insanı oldum sevgilim, sadece seni düşünüyorum.