Sabırla tüm seriyi okusam da bu kitabın sonunu getiremedim. Çok sıkıldım? Beni reading slumpa sokacaktı neredeyse. Seri, karakterler filan iyi de her kitabı 800-900 sayfa yapacaklarına 300-400 sayfaya düşürüp gereksiz kısımları temizleselerdi mis gibi bi seri olurdu.
Restless StarsSusanne Valenti · Dark Ink Publishing · 202413 okunma
İlk ama son değil..
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 15:22
Doğan hoca, bizim aile kitaplığımızda hep yer edinse de hiç fırsat olup da onun kitaplarından birisini okuyabilme fırsatı edinememiştim. Belki de onları okuyup algılayabilecek yeterli olgunluğa ve kapasiteye ulaşamadığım için. Mış Gibi Yetişkinler bu nedenle benim rahmetli hocamızdan okuduğum ilk kitabı. Ve yine bu nedenle bir anda Timur ve Yakup hoca karakterlerinin içine, sohbetlerine dahil olunca bir dumura uğradım. Ancak öğrendim ki aslında bu iki başrol karakter Doğan hocanın "Gerçek Özgürlük" kitabında da yer ediniyor. Yakup hoca ve Timur'un sohbetleri bütün kitabı oluşturuyor diyebiliriz. Şöyle ki Timur, Hatice teyzesinin evinde bir süreliğine kalmakta. Hatice teyzesi, eşi Recep Bey, ergenlik çağına yeni giren kızları Ayla ve yedi yaşındaki oğulları Erol ile beraber yaşıyor. Timur öncesinde zaten Hatice teyzesinin ve Recep eniştesinin kendi aralarındaki ve çocukları ile olan iletişimdeki sorunları gözlemliyor. Ancak bir gün teyzesi oğlunu yok yere dövdüğü zaman bütün bu gözlemlerini paylaşmak için hocası Yakup'a gidiyor. İkisi arasındaki sohbetler bu şekilde başlıyor. Ve ilk kavramı öğreniyoruz: Yetişkin Çocuklar. Yetişkin çocuk, bedenen geliştiği halde duygusal olarak gelişemeyen insanları ifade ediyor. Ve bu çocuk kalmış insanların hayatlarını, yaşam örüntülerini, aile sistemlerini, toplumla ve aile içindeki sistemlerini, ikili ilişkilerini Timur Bey'in ailesi üzerinden konuşuyorlar. Sonrasında ise çoğalıyorlar. Hatice teyzenin yeğeni de katılıyor onlara, yani Leman Hanım. Leman Hanım'da Eskişehir'den İstanbul'a gelmiş. Çünkü 8 ay önce evlendiği eşi ile bazı sorunlar yaşıyorlar. Eşinin evlenmeden önceki haline oranla çok değiştiğini, kendisine ve ailesine karşı olumsuz söz ve davranışlarda bulunduğunu anlatıyor. O da bu sohbetlerde kendisini anlatıyor ve
1000Kitap
'Mış Gibi' YetişkinlerDoğan Cüceloğlu · Kronik Kitap · 20253,258 okunma
Reklam
9/10
·264 syf.··
2026 26. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 09:41
Okurken “Mış gibi” yaşanan anları, “mış gibi” yaşayan kişileri tekrar tekrar gözlerimin önüne getiren bir kitap oldu. Okuduğum her kitaba minik notlar düşmeyi ve hoşuma giden satırların altını çizmeyi severim. Yine dikkatimi celp eden bir çok cümlenin altını çizdim. Çok verimli bir okuma oldu. Farkındalığım arttıkça kızdığım , üzüldüğüm noktalar da oldu elbette. Keşke dediğim kısımlar da..
Mış Gibi YetişkinlerDoğan Cüceloğlu · Remzi Kitabevi · 20213,258 okunma
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 21:29
"Azizim, benim bildiğim, kadının bağırıp çağıranından, düşüp bayılanından korkulmaz. Evde emniyet musluğu gibidir! Ufak bir şeyden işkillense ağzı açılır, kazan patlamadan toplanırsın. Kadının korkulusu ağzı açılmayandır!" (Sayfa: 201) Mendil Altında isimli kitap 25 kısa öyküden oluşuyor. Esendal, kendine has üslubu ile neredeyse konuşma dili gibi akıcı bir anlatım yapmış; abartıdan uzak, gözlemci bir bakış ve sıradan insanların günlük hayatlarından kesitler sunmuş. Yazar Ankara’nın, taşranın ve bürokrasinin küçük memurlarını, ailelerini, esnaflarını, emeklilerini ve gündelik dertlerini çok samimi ve ironik bir dille anlatıyor. Hikâyelerde büyük olaylar, dramatik çatışmalar pek yok; bunun yerine durum öyküsü diyebileceğimiz, Çehovvari kesitler hâkim. Bir memurun öğle tatilinde uyumaya çalışırken kurduğu hayaller, , aile içi ilişkiler, toplumsal değişim çabaları, basmakalıp fikirler ve kentleşme gibi konular işlenmiş. Esendal yargılamadan, alay etmeden ama ince bir mizahla insan zayıflıklarını, hayallerini, 'mış gibi' yapmalarını ve küçük mutluluklarını gösteriyor. Bu yüzden okurken hem gülüyor hem de, "tam da öyle" diye iç geçiriyorsunuz. Modern Türk öyküsünün 'durum öykücülüğü' geleneğini en güzel yansıtan kitaplardan biri diyebilirim. İyi okumalar.
Mendil AltındaMemduh Şevket Esendal · Bilgi Yayınevi · 2012848 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 44. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 12:51
Dürüst olalım bu kitapta yazılanları birinin twitter “floodunda” okusak net linçlendiğini de görürdük Akıcı, kolay okunan bir kitap olması bir kitabın güzel bulunması için tek kıstas olmamalı bence. Bir yazarın ortak acılarımızı ele alırken okur olarak benim hissettiğim duyguları aynen benim gibi yazması o yazarı empat değil “yetersiz anlatıcı” yapar. Acıyı öyle bir ifade etmeli ki tüylerimi ürpertmeli, gözyaşım boncuk olup kirpik diplerimde beklemeli… yoksa babam öldü, ölüyor ikisi farklı şeyler yazmakla akılda kalıcı, vurucu bir kitap yazmış olmuyor insan. Anı-romanmış, yazar da ödüllüymüş, instagramda okuyan herkes hüngür şakır ağlamış. MIŞ DA MIŞ yani Bazen kitap yorumlarının ne kadarı gerçekten ne kadarı çıkar kaygısı taşıyor diye düşünmeden edemiyorum, hissinde samimi olan için söz meclisten dışarı tabii ki. Kısacası sosyal medyada şişirildiğini düşünüyorum, punto boylarıyla, bölüm sonlarının bittiği yerde sayfayı bitirmesiyle 200 sayfa olmuş kitap, 100-120 sayfada da bitermiş. #bahçıvanveölüm
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,4bin okunma
7/10
·250 syf.··
2026 28. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 23:04
#KitapYorum #TekBaşına #VolkanSönmez #DokuzYayınları #Roman Merhaba arkadaşlar, Bugün sizlere Dokuz Yayınları'ndan çıkan, Volkan Sönmez’e ait, "TEK BAŞINA" isimli romanı tanıtmaya çalışacağım. Bazı kitaplar ağrı kesici gibidir. Hani mental olarak yorgun, canınız hiçbirşey çekmediğinde, ayaktasınız ama beyniniz uyuşuk, aklınız milyon km. hızla galaksiden çıkmış Venüs'e ev kuracak bir uçuklukta uçmuşsa, kalbiniz yaşam sınırları kıvamındaysa, zorla işe güce sardıysanız, değişken zatı muhterem havalar da "yat kalkma" modunu telkin etmişse, hangi kitapla nişanlansak diyorsanız işte karşınızda "TEK BAŞINA" sahnede. Bir buyur gel hizzasında, el ediyor karşı şeritte. Yani anlayacağınız yanınızdan ayırmadan her boşlukta bu kitapla sarmaş dolaş olacağınız garanti. En azından ben hayatlar sanayi, hayâller Hawai halleri etiketi ile dolaşırken, ne yesem, ne içsem, hangi kitap beynimde atık depo kirleri temizler, bi de güzel kese atar, mis gibi güne güneş gibi güller açar yanaklarımda derken bu kitapla hemhal oldum. O ağır kanlılık gitti, olimpik havuzdan çıkmış yüzücüye döndüm desem yeri. Okuma hızım düzeldi, performansım yenilendi. Artık ağır, ağdalı, anlaktan azade ne kadar cümle kitap varsa hepsini bohçaladım memleketine yolladım. Efendim bendeki haleti ruhiye bu hallerdeydi. Şimdi konu penceresi'nden bakalım, orada havalar nasıl?!.. Hayatını dürüstlük, sevgi ve erdem üzerine kuran Okan, bir anda kendisini her şeyini kaybetmiş halde bulur. İşinden kovulur, eşinden ayrılır. Güvenli limanlarını yitiren kahramanımız, modern dünyanın acımasız gerçekleriyle yüzleşirken hem geçmişiyle hem de kendi benliğiyle hesaplaşmak zorunda kalır. Büyük mücadeleler verir. Maddi ve manevi tüm kalelerini kaybeden Okan, erdemsizliğin prim yaptığı vahşi dünyada tamamen "tek başına" kalır.
Tek BaşınaVolkan Sönmez · 2022700 okunma
Reklam
Reklam