Şaka vardı. Hiciv, espri de vardı bu toplantılarda ama dedikodu yoktu. Adam çekiştirme, arkadan konuşma ve ucuz siyaset tartışmaları da yoktu. Sanat, edebiyat vardı; eleştiri vardı. Dünyanın “gidişatı”, ülkenin sorunları vardı. Toplumun geleceğini tehdit eden gelişmeler ve konular sık sık gelirdi “gündem”e ve en çok konuşan da, kendine özgü rahatlığı ve söylediklerini örneklerle süsleme özelliğiyle hep Sakallı Celâl Bey olurdu.