Fallar da çıkan biri var gönlüme bir misafir varr
Alıntı
Bazen misafir olduğumuzu unutuyoruz…
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir insanın ruhuna misafir olmak, dünyanın en büyük sorumluluğudur.
HAFIZLIĞIMM...
Hafızlık, sadece ezberlemek değildir… Hafızlık; bir ömrü Kur’an’ın nuru ile süslemek, kalbi ayetlerle diriltmek ve her gün Rabbine biraz daha yaklaşmaktır. İnsan bazen yorulur, bazen kelimeler karışır, bazen gözlerinden yaş süzülür. Ama bilinir ki Kur’an için çekilen hiçbir zorluk boşa değildir. Çünkü Allah’ın kelamını kalbinde taşıyan kişi, dünyanın en kıymetli emanetlerinden birine sahip olur. Hafız olmak; geceleri sessizce tekrar yapmak, sabahın bereketinde ayetlerle uyanmak ve hayatını Kur’an ahlakıyla güzelleştirmeye çalışmaktır. Her harfi sevap, her sayfası huzur olan bu yol; sabır isteyen ama sonunda kalbe tarifsiz bir ferahlık bırakan mübarek bir yolculuktur. Kur’an ile büyüyen bir kalp kolay kolay karanlıkta kalmaz. Çünkü ayetler insanın içine işledikçe dünya değişir, bakış değişir, insan değişir. Hafızlık yolunda bazen sadece bir sayfayı ezberlemek bile saatler sürebilir ama sonunda o ayetler insanın ruhuna şifa olur. Hafızlık, sadece dili değil; kalbi, ahlakı ve hayatı da eğitmektir. Kur’an’ı ezberleyen kişi aslında Rabbinin kelamını kalbine misafir eder. Ne büyük şeref, ne büyük nimettir… Bir hafızın en güzel sermayesi sabırdır. Çünkü bu yol aceleyle değil, ihlasla yürünür. Her tekrar edilen ayet kalbe biraz daha işler, her secde insanı biraz daha olgunlaştırır. Yorulduğunda bile devam edebilmek, unutunca yeniden başlayabilmek, düştüğünde tekrar ayağa kalkabilmek… İşte hafızlığın gerçek güzelliği burada saklıdır. Çünkü Kur’an’a hizmet eden hiç kimse kaybetmez. Belki dünyada herkes anlamaz ama Allah bilir, melekler şahittir. Hafızlık öyle bir nimettir ki insan nereye giderse gitsin Kur’an onunla beraberdir. Yalnız kaldığında dost olur, sıkıldığında huzur olur, karardığında nur olur. Bir hafızın kalbinde sadece ayetler değil; umut, sabır ve rahmet de taşınır.
Ben kendi evimde rahat uyuyamazken, çaya diye misafir gelenin koltukta mışıl mışıl horlayarak uyumasını izliyorum. Allah'ım, bana da şu umursamazlıktan gram nasip et çok şey mi istiyorum.
Hayata Dair
BAZI ŞEYLERİ NEDEN HATIRLARIZ!..
(...) İnsan seneler önce eşyalarını toplayıp terk ettiği bir evin duvarlarını neden hatırlar? Duvardaki çatlakların şekillerini, belli belirsiz izlerin yerlerini, tavan kontrplağındaki rutubet lekelerini... Ömründe bir kere, sadece bir gece misafir olduğu bir köy evinin kokusunu neden unutmaz? Bir daha gitmediğimiz ve muhtemelen hiç gitmeyeceğimiz bir küçük sahil kasabasının sokaklarını, hem de bütün renkleri, kıvrımları ve ayrıntılarıyla, neden çıkarıp atmayız hafızamızdan? Bazı sesleri, bazı sözleri, bazı isimsiz yüzleri, sûretleri... Eski elmaların, armutların, üzümlerin, hünnap ve muşmulaların kokusunu neden saklarız mesela içimizde? Vaktiyle bir gece boyu yakamızı bırakmayan bir endişe, yıllar sonra bir başka geceyi daha nasıl olur da kendisiyle doldurur? Neden bırakmaz yakamızı, her şey değişmiş başkalaşmışken hayatımızda, neden bizi bırakıp yoluna gitmez bütün o duygular, düşünceler? Zihnimizde peydahlanan kimi düşünceleri neden tutup çıkaramayız saklandıkları deliklerden, onları tetikleyen hâdiseleri neredeyse hiç hatırlamazken? Neden bütün bütün terk edemeyiz hiçbir zaman böyle şeyleri? Ne işimize yararlar? Ne için hatırlarız olur olmaz zamanlarda, , orada olmalarına anlam veremediğimiz bütün bu ayrıntılara, izlere ne için dönüp dururuz ikide bir? -Gökhan Özcan, "Dahili Bellekler", yenisafak.com, 22 Haziran 2023-
gökhanözcanyazıları