Bu görsel beni anlatıyor. 2 çocuk kitabı arasındaki şiir kitabı. Aslında hâlâ çocuğum bence; çocukça şeyler yaparım, salıncak görünce dayanamam sallanırım mesela ya da babam yeğenimlerime çikolata alınca bana da alsın isterim. Oyuncak görünce almak, oynamak isterim. Bazen 2 yaş inadım tutar, arkadaşlarımı bıktırırım bazen de hiçbir şeyi ciddiye almayıp oyunlar oynarım, enerji saçarım etrafıma. Ortadaki şiir kitabı ise benim sevda yönüm. Ben aşkı severim, aşık olmayı severim. Bence aşk bir insanın başına gelebilecek en büyük afettir ama güzeldir, zararsızdır. Dışarıda bir ton şey olur, iyi-kötü ama sen duymazsın bile çünkü asıl en büyük olay senin kalbindedir. Gününün güzelliği sevda adını verdiğin kişinin ağzından çıkacak 2 kelimeye bakar. Eğer onunla mutluysan dünya yansın, sana nedir. Onla kötüysen de dünya bayram olsa ne fayda!
İşte ben buyum, çocuk ruhumun arasındaki sevdayı bir papatya misali kalbimde taşıyorum. Bu yüzden okuduğum her şiirde kendimi buluyorum, okuduğum her kitapta kendimi görüyorum. Hepsi bana yazılmış sanki..