Var olduğumu fark etmiyordum artık; kendimde
değil onda var oluyordum. Onun için yemek yiyor, onun için nefes alıyordum. Her hareketimin anlamı kendi dışımda, orada, tam karşımda onda bulunuyordu. Kağıdın üzerine harfler yazan elimi de, yazdığım cümleyi de görmüyordum artık. Ama kağıdın ardında, ötesinde, bu hareketi istemiş olan ve bu hareketle var oluşunu uzatıp pekiştiren marki varlık nedenim olmuş, beni kendimden kurtarmıştı. Peki şimdi ne yapacağım?