“...bilhassa sevilmemekten korkarmış; bir de ağladığının görülmesinden. Zaten her ikisi de aynı kapıya çıkarmış: Yalnızlığa. Sevilmemek de, ağlarken görülmek de, yapayalnız kalma sebebiymiş. “
Ah, bu insan yüzleri! Her şeyimizi bağladığımız, durmadan yanıldığımız, istediğimiz kadar bol hasetlikler, adilikler, iyilikler, kötülükler, delilikler, akıllılıklar, sevdalar yüklediğimiz insan yüzleri!