Şimdi bütün duvarlara yazabilsem şunu söylerdim: Ne kadar acı çektiğinin bir önemi yok. Ve biliyor musun, ev, acı çektiğin yerdir. Çünkü dönüp dolaşıp sadece evine gidersin. Dönüp dolaşıp yine hissettiğin ağrıya dönersin. Ama buna gerek yok. Çünkü doğduğunda tek başınaydın. Çünkü dünya doğduğunda üzerinde tek bir çatı bile yoktu. Bu yüzden ev senin kaçtığın yerdir. Çünkü şimdi o sokaklara geri dönsem o küçük kıza derdim ki, bütün kötü hislerin altından, dikenli tellerin arasından geçtiğin gibi geçebilirsin. Etrafına ne inşa edersen kalbine de onu inşa edersin. İçine gömdüğün hangi duygunun filiziyse sulayıp büyüttüğün o olur. Şimdi bir his bahçesi hayal et topraktan kaçmak yerine. Ne hissetmek istiyorsan onu ek. Yaraları sulamayı bıraktığın zaman kuruyup toprağa karıştığını göreceksin. Bu yüzden boynunda taşıdığın anahtarı, bu yüzden göğsünde taşıdığın ağırlığı koparıp at. Daima, gökyüzünü görebileceğin yerlerde dolaş.
Hiçbir insan 𝑎𝑑𝑎 değildir, tek başına bir bütün; her insan 𝑘𝚤𝑡𝑎nın bir parçasıdır, bütünün bir bölümü; bir 𝑡𝑜𝑝𝑟𝑎𝑘 zerresi 𝑑𝑒𝑛𝑖𝑧𝑒 karışıp gitse, sanki yitip giden yüksek bir 𝑡𝑒𝑝𝑒mişçesine, 𝑑𝑜𝑠𝑡𝑙𝑎𝑟ının ya da 𝑠𝑒𝑛𝑖𝑛 𝑦𝑢𝑟𝑑unmuşçasına azalır Avrupa. Her bir insanın 𝑜̈𝑙𝑢̈𝑚𝑢̈ de 𝑖𝑠̧𝑡𝑒 böyle azaltır 𝑏𝑒𝑛𝑖 𝑐̧𝑢̈𝑛𝑘𝑢̈ 𝑏𝑒𝑛 𝑖𝑛𝑠𝑎𝑛𝑙𝚤𝑔̆𝚤𝑛 bir parçasıyım. O yüzden sakın sorma 𝑐̧𝑎𝑛𝑙𝑎𝑟 kimin için çalıyor diye; 𝑠𝑒𝑛𝑖𝑛 için çalıyor.
Sayfa 6 - Bilgi Yayınevi, 56. Basım, John Donne.·Kitabı okuyor