“Başarana kadar taklit et“ sözünü hiç duydunuz mu? Bu, kendinizi güvenli göstermek için gereken davranışları kasıtlı olarak yapmanız anlamına gelir; eğer bunu yeterince sık ve uzun süre yaparsanız, zaman içinde güven gerçek hale gelir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir erkeğin geçmişi yüzeye çıktığında, genel olarak mağarasının yolunu tutar. Böyle zamanlarda aşırı duyarlıdır ve kabul görmeye çok ihtiyaç duyar. Bir kadının geçmişin yüzeye çıktığı zaman, öz beğenisinin çöktüğü zamandır. Duygularının kuyusuna iner ve sevecen, sevgi dolu bir yaklaşıma gereksinimi duyar.
Bunu kavramak, duygularınız yüzeye çıktığında onları denetim altına almanıza yardımcı olur.
Üzüntü duyduğumuzda, bunun yaklaşık %90’ı geçmişimizle ilgilidir ve bizi üzdüğünü sandığımız şeyle uzak yakın ilintisi yoktur. Genelde üzüntümüzün sadece %10 kadarlık bir oranı, yaşadığımız deneyimle bağlantılıdır.
Yıllar boyu üzüntülerimizi bastıragelmişizdir. Sonra günün birinde aşık oluruz ve aşk bizde kendimizi açarak duygularımızın farkına varmamızı sağlayacak, yeterince güvende olma duygusu yaratır. Aşk bize açınca biz de acılarımızı hissetmeye başlarız.
Ne zaman kendimize olan sevgimiz artsa veya başkaları tarafından sevilsek, bastırılmış duygular yüzeye çıkma ve geçici bir süre için sevgi dolu bilincimize gölge düşme eğilimi gösterirler.