Kitabın konusu: Bayan March'ın kızlarının büyüme sürecinde hem aile içinde hem dostlarıyla olan yaşamını anlatır. Meg, Jo, Beth ve Amy'nin hayatlarından ve birlikte olan anılarından kesitler okuyoruz.
Ben bu kitabı okurken niye ağladım bilmiyorum ama ciddili ağladım. Sanırım aile olmanın verdiği o bağlılık beni etkiledi. Kızlardan kendime en yakın hissettiğim Jo oldu ama diğerlerini de çok sevdim. Ayrıca her kızın kendine göre hoş olmayan huylarının olması ve bunları düzeltmek istemeleri çok hoştu. Kitabın son 100 sayfası beni daha çok içine çekti çünkü yazarın asıl olayları burada patlatmasını hiç beklemiyordum. Genellikle ilk zamanlarda sadece birer bölüm okusam da sonrasında açıldı, gitti. Kitabı +13 olarak değerlendirebilirim. Gayet yalın bir dille yazılmıştı, bazen betimlemeleri uzun sürdü ancak onlar da beni sıkmadı açıkçası. Son olarak yazarın verdiği mesajları da çok sevdim.
Spoi olabilecek yorumuma gelirsek Beth'e bir şey olacak diye ödüm patladı. Çünkü o kadar minnoş ve tatlı biri ki. Amy'i ilk zamanlarda sevmesem de sonlarına doğru onun da büyümesi beni mutlu etti. Laurie ve Jo'yu çok sevdim ve favori shipimdir kendileri. Jo her ne kadar karşı olsa da birlikte olacaklarına çok eminim. Ben John'u da çok sevdim. Beth ve Amy'nin aşk hikayelerini okumayı da çok istiyorum. Çok uzun ara koymadan ikinci kitabı da okuyacağım. Artı olarak Bay March'ın iyileşip evine dönmesine de çok sevdim. March ikilisi de çok tatlıydı.
Kısacası kitabı tavsiye ederim. İlk sayfaları yavaş ilerlese de bu ailenin yaşadıklarına şahit olmak çok tatlıydı. Ben çok sevdim. Bugünlük yorumum bu kadar, kendinize iyi bakın!