"Planımı hızlıca yapmam gerekti. Belki biraz sinirlenmiş de olabilirim. Bu Kraliçe Orlagh'yı sakinleştirir diye düşünmüştüm, en azından ateşkesteki bütün sözler kesinleşene kadar. Sen bulmacayı çözene kadar görüşmeler de bitmiş olacaktı. Bir düşünsene: 'Jude Duarte'yi fani dünyaya sürgüne yolluyorum. Kraliyet makamınca affedilmediği sürece Periler Diyarı'na adım atmaktan ömür boyu men edilmiştir." Durdu. "Kraliyet makamınca affedilmediği sürece. Yani Periler Kralı tarafından. Ya da kraliçesi. İstediğin zaman geri dönebilirdin."
Ya.
Ya.
Kelimelerini şans eseri seçmemişti. Kesinlikle yersiz değildi. Bilerek yapmıştı. Bana özel bir bulmaca.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Madoc, Hayalet'i gönderdi," dedim ve sonra durup baştan denedim. "Canına kastedecekler sandım."
Cardan bir gül ağacına doğru baktı, ağacın yaprakları o kadar siyah ve parlaktı ki rugan deri gibi gözüküyordu. "Dehşet vericiydi," dedi. "Düştüğünü görmek. Yani normalde de dehşet vericisin ama senin adına korkmaya alışık değilim. Sonra da sinirden köpürdüm. Hayatım boyunca hiç bu kadar sinirlendiğini sanmıyorum."
"Faniler narindir," dedim.
"Sen değilsin," dedi kulağa kederli gelen bir şekilde. "Sen asla kırılmazsın."
Aldığım yaraları düşünecek olursak bu gülünçtü. Dikiş ipi ve dik kafalılıkla bir arada duran yaralar topluluğu gibi hissediyordum. Yine de bunları duymak hoşuma gitmişti. Söylediği her şey hoşuma gitmişti.
O çocuk senin zayıf noktan.
Ben Elfhame'in Kraliçesi'ydim.
Sürgündeki bir kraliçe olsam bile yine de kraliçeydim işte.
Bu da demek oluyordu ki Madoc sadece Cardan'ın tahtını almak istemiyordu. Benimkini de almak istiyordu.
Kitabın konusu: Natalie bir gün ofise geldiğinde her gün ondan önce gelen ve dakikliğiyle bilinen Dawn'ı yerinde bulamaz. Ardından Dawn'ın masasına gelen telefonla iyice endişelenir. Patronuna durumu anlatsa da Dawn garipliğiyle bilinen biridir. Eninde sonunda ortaya çıkacaktır.
Akıcılık yönünden inanılmaz başarılı bir kitaptı. Yazarın diğer kitaplarını okuduysanız da az çok biliyorsunuzdur zaten. Bunun dışında kitapta bazı durumların biraz abartıldığını düşünüyorum. En önemli yerine şaşıramazken, küçük ayrıntılarına daha çok şaşırdım. Kitabın +16 olduğunu da belirtebilirim.
Spoi olabilecek yorumuma gelirsek cidden Freida ablanın yazdığı bütün kadın karakterlerden korkuyorum artık. Ayrıca bir kısma tam olarak açıklık getirmediğini düşünüyorum. Keşke orayı yazmasaymış, gereksiz hissettirdi. Artı olarak sonunu da beğendim, öyle bitmeseydi cidden üzülürdüm.
Kısacası kitabı sevdim. Sadece diğer kitapları kadar sevemedim. Ters köşelere doymak istemiyorsanız kesinlikle tavsiye ederim. Kendinize iyi bakın!
İş ArkadaşıFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,862 okunma