Mistik Ruh

Mistik Ruh
@mistikruh
8/10
·144 syf.·
2025 18. kitabı
Her yeni kitapta Japon kültürüne hayranlığım daha da bir artıyor benim. Ne kadar naif, ne kadar nazik, ne kadar erdemli insanlar bu Japonlar ya da en azından bize öyle yansıtılıyor, bilemiyorum. İnsanın kalbini sımsıcak eden, samimi diyaloglar içeren hoş bir roman okudum. Edebi doyumdan ziyade duygusal doyum arayanlara tavsiye ederim. Not¹: Okurken gözünüze toz kaçabilir, mendiliniz yanınızda olsun. Not²: Sake bulursanız içinde yapılabilir yemek tarifleri de var.
Chibineko MutfağıYuta Takahashi · Athica Yayınları · 2024840 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Uğruna günlerce yürüyeceğin bir sevdiğin var mı?
7/10
·106 syf.·
2025 2. kitabı
"Yeraltından Notlar" programını severek takip ettiğim Aytuğ Akdoğan'ın tavsiyesi üzerine okuduğum "Buzda Yürüyüş"; yönetmen, yazar, senarist, oyuncu Werner Herzog'un, hastalanıp ölüm döşeğine düştüğü haberini aldığı yakın arkadaşı Lotte Eisner'i hayatta tutabilmek için yaptığı totem üzerine Münih'ten Paris'e yürüyüşü esnasında tuttuğu notlar içerisinden yalnızca çok kişisel olanların çıkarılmış halidir. Bu yolculuk arkadaşını hayatta tutma arzusunun yanında Herzog'un kendiyle baş başa kalma ihtiyacına da karşılık gelmiştir. Yolculuğu esnasında sık sık kendiyle ve hayali kimselerle yaptığı konuşmalara, anılarına tanık oluruz. Herzog'un zihninin durdurulamaz akışında daldan dala atlarcasına bir düşünceden diğerine geçişini okurken buluruz kendimizi. 23 Kasım 1974, Cumartesi günü; bir ceket, birkaç parça eşyasını koyduğu sırt çantası, pusulası, yeni ve sağlam botlarıyla oldukça sade başlar yolculuğuna Herzog. Vurur kendimi yollara... Otobanlarda, dağ yollarında, ormanların içinden, ıslak tarlalarda bata çıka bir beldeden diğerine yağmur, kar demeden yürümeye devam eder. Çok geçmeden bedeni isyan bayrağını çeker. Tabanları yanmaya, kasları şişmeye, kemikleri ağrımaya başlar. Biraz yara bandı, biraz merhem... Sonra kaldığı yerden yola devam. Çoğunlukla sırılsıklam halde yürüdüğünden soğukta baldırlarından atlarınki gibi duman tüter. Hanlarda konaklar, lokantalarda tıkabasa karnını doyurur, köylülerden süt alır içer. Sığınmak için hırsız misali girdiği evlerde bulduğu yemekleri yer, biraları içer. Ev bulamadığımda dumanı tüten tezeklerin olduğu samanlıklarda geceleyip, koyunlara sokulup uyur. İzinsiz girdiği ve konakladığı sayısız evlerden birinde yarım bırakılmış bulmacayı tamamlayıp bırakır masada imzasını bırakırcasına. Yolculuk esnasında karşılaştığı köylülerden
Buzda YürüyüşWerner Herzog · Jaguar Kitap · 2016506 okunma
6/10
·331 syf.·
2022 50. kitabı
Merhabalar, Bu incelemeyi özellikle kitabı Dorlion Yayınevi baskısından okuyacak arkadaşlara zaman kaybı yaşamamaları için yazıyorum. Herhalde bu kitap şimdiye kadar okuduğum grameri en kötü kitaptı. Tamam ortada ne olursa olsun emek var ama çeviri tam bir facia. Yazım hatalarının haddi hesabı yok. Kelimelerin yarısı günümüz Türkçesi yarısı Osmanlı Türkçesi. Kitap sanki sözlüğe bakıp bakıp çevrilmiş gibi. Birkaç tane örnek verecek olursam: Bazı kelimelerde "cesaret yerine cesarte" gibi harf sıralama hatası yapılmış, Ayrıca "kapayan yerine kapıyan, antlaşma yerine andlaşma, lotus yerine lotüs, çoban yerine çıban, revolver yerine rövelver" gibi direkt kelimelerin yanlış yazıldığı yerler var. Kuzey ve Güney yerine Şimal ve Cenub kullanılırlen Doğu ve Batı olduğu gibi kullanılmış. Hatta kuzeybatı yerine "Şimal batı" kullanılanımı bile mevcut. Haziran, Şubat olduğu gibi kullanılırken Ekim ayı yerine "İlkteşrin" -o da bitişik yazılmış- kullanılmış. Bu tarz hataların yanında o kadar çok Arapça, Farsça kelime var ki her kelime için sözlüğe bakmaya kalksanız kitabın akışı kesilir. Ayrıca çeviriden ötürü olay örgüsünün anlaşılması da zorlaşıyor. İlaveten kitapta aşırı yabancı kavram var hatta bunun için kitap sonunda sözlük bile oluşturulmuş. Gelin görün ki yabancı sözcüklerin özel isim mi sıfat mı olduğunu anlayamadığınızdan sözlüğe ne zaman başvuracağınızı bile kestiremiyorsunuz. ... Çevirinin yanı sıra ben kitap içeriğiyle alakalı da çok büyük hayal kırıklığı yaşadım. Kitabın bir başka incelemesinde ilk basımındaki "Türkçe Baskıya Sunuş Yazısı"na yer verilmiş. Orada kitap için "Nefes kesen inisiyatik bir serüven", "Sırların Sırrı", "yüzyılların efsanesi Agarthi" ifadeleri kullanılmış. Bu ifadeler bende çok büyük merak uyandırmıştı, hatta kitabı tek okuma nedenimdi
Hayvanlar, İnsanlar ve TanrılarFerdynand A. Ossendowski · Dorlion Yayınevi · 202219 okunma
8/10
·240 syf.·
2022 49. kitabı
Merhabalar, Brida'yı beğenenler kadar beğenmeyenler de olmuş. Özellikle sonunun bir yere bağlanmadığını düşünen bir çok arkadaş var. Kitaba henüz başlamamış arkadaşlara yardımcı olması gayesiyle naçizane birkaç önerim olacak: Eğer aradığınız büyük bir aşk hikayesiyse, cisimlerin havada uçuştuğu fantastik ve macera dolu bir dünyaysa bu kitaba hiç başlamayın. Yüksek ihtimalle zaman kaybı olarak göreceksiniz. Çünkü kitapta büyücülük yeteneğinin farkında olmayan fakat içsel olarak bu dünyaya çekilen yirmili yaşlarının başında bir kızın kendine rehber arayışı, bu süreçte Güneş ve Ay Törelerinde mahir iki farklı rehberle tanışması, bunlardan birini seçip girdiği bu yolda bazı derslerin üstesinden gelmesi ve sonunda cadı olmaya hak kazanması tabiri caizse günümüz öğrencilerinin dershaneye gidip gelmesi gibi sıradan bir hadiseymişçesine anlatılıyor. Bu açıklama rağmen "Olsun ben bu kitabı merak ettim, okuyacağım!" diyen arkadaşlar, sizin de önünüzde iki seçenek mevcut: Fantastik bir kurgu veya mistik gerçeklik. Ben fantastik kurguyu seçtim diyen arkadaşlar kitabı bitirdikten sonra "büyücülük/cadılık" temalı, genç bir kızın romantizm ile süslenmiş kendini ve ruh eşini arama öyküsünü anlatan, dili sade, hoş vakit geçirten ama belki sonuyla çok tatmin etmeyen bir kitap okudum diyebilirler. Diğer taraftan kitabın, önsözünde ve öndeyişinde de belirtildiği üzere yaşanmış bir olaydan esinlenererek yazıldığını kabul edip okuyanlar için durum farklı. Spiritüalizmle ilgilenen, reenkarnasyon, "Güneş Töresi ve Ay Töresi" inisiyasyon süreçleri, aura görme, Tarot yorumlama, evrenin enerjisiyle temas gibi konular hakkında bilgisi ve/veya deneyimi olan arkadaşlar Brida'yı kolay kolay elinizden bırakamayacaksınız. Bana göre kitabın bir kaç yeri hariç, abartı olmadan doğal seyrinde giden
BridaPaulo Coelho · Can Yayınları · 20213,960 okunma
8/10
·528 syf.·
2020 152. kitabı
Dans Dans Dans'a başlayınca farkettim; ne kadar da çok özlemişim, hem Murakami'yi hem de Murakami'de bulduğum kendimi... Adamın kitaplarına hayranım ama okumaya kıyamıyorum. Çünkü hemen bitiveriyor. Murakami'nin kitaplarında yer yer durgunluklar göze çarpsa da genelde kitap hızla ve zevkle okutturur kendini. Farkında olmadan kendinizi kitabın hatırı sayılır bir kısmını okumuş olarak bulabilirsiniz. Ayrıca yazarın bizimle paylaştığı müzik zevki sayesinde çeşitli türlerde şahane parçalarla kendinize çalma listeleri de oluşturabilirsiniz. Aşırılıktan uzak, kendi tarzıyla hayatı yorumlayan, hayran olunası seviyede düz bir adam olarak tanıyıp bildiğimiz kahramanımız yine YALNIZ, yine terk edilmiş... Biraz gizem, biraz gerçek üstü olaylar, bol seyahat, enteresan arkadaşlıklar, aşk, cinsellik, sanat veeeee bir Murakami klasiği olan sonuca bağlanmamış bir konu. Karşınızda Dans Dans Dans... Bir "Kumandan'ı Öldürmek" kadar lezzet alamamış olsam da güzel ve zevkli bir kitaptı. Tavsiye ederim. Daha önce hiç okumadıysanız Murakami'ye bir şans verin, en azından bir kitabını okuyun, pişman olmazsınız...
Edebiyat
Dans Dans DansHaruki Murakami · Doğan Kitap Yayınları · 20201,195 okunma