Korkuyu yenen kendisini ölümsüz sanabilir; korkuyu tanımayan ölümsüzdür. Varlıkların cennette de kaybolmaları mümkündür ama ölüm korkusunu tanımadıklarından hiçbir zaman ölmezler. Korku, her an ölmektir.
Ölüm, yaşamı tutkuyla sevmiş olanlar için anlamlıdır ancak. Bırakacak, terk edecek hiçbir şeye sahip olmadan ölmek! İlgisizlik, kayıtsızlık yaşamın ve ölümün inkâr edilmesidir. Ölüm korkusunu yenmeyi başaran kişi, bu korkunun başka bir adı olan “yaşam” karşısında da zafer kazanmıştır.
Çektiğimiz acıların bizi bir yere götürdüğünü söyleyerek yoldan çıkarmadılar mı bizi bu acılar? Bizi hiçbir yere götürmeyen acılara alışmıştık, acılarımızın boşluğu büyülemişti bizi, kendi yaralarımıza bakarken mutluyduk.
Tarih insanların bir yüce varlığın titreyen hiçliğine doğru yöneldiklerini hissettikleri bir geçmiş ile dünyada hiçbir şeyin ilahi bir soluğun dışında kalamadığı bir bugün arasında bölünmüş durumda