jes u. levin

jes u. levin
@mitropolski
dehrî
Talebe
İngiliz Dili ve Edebiyatı
Ankara
23 okur puanı
Haziran 2015 tarihinde katıldı
Puan vermedi·352 syf.··
2021 32. kitabı
Sanırım bu romanın işlevini tam anlamıyla yerine getirebilmesi ve Perec'in oynadığı muzip oyunun bir parçası olabilmemiz için, lipogram tekniğiyle yazıldığından haberdar olmadan okumaya başlamamız gerekiyordu. Fakat bu sadece ilk okurlara nasip oldu. Zaten, halihazırda, kitap yıllardır "İşte hiç E harfi kullanılmadan yazılan o Fransızca roman" sözleriyle pazarlanıyor. Bu lanetli bilgiye sahip olduğumuz için biz treni kaçırmış bir neslin çocuğuyuz. Beklediğimden çok daha kolay okunan ve oldukça keyifli bir roman. Sadece sonlara doğru birkaç yerde tahammül sınırlarımı zorlayarak "Hay babayın!" dedirtti, ama bu da benim kusurum. Perec'in kendisinden hiç bahsetmeden kendini romana dahil ediş biçimi gülümsetiyor. Romanın karakterlerinden birinin ağzından da, romana dair şunu söylüyor: "It is a story told by an idiot, full of sound and fury, signifying nothing."
KayboluşGeorges Perec · Ayrıntı Yayınları · 20181,319 okunma
Reklam
Puan vermedi·54 syf.··
2021 22. kitabı
Gerçekten de kısa bir yapılacaklar listesi. Neyle karşılaşacağını bilmeden satın alan bir okur, kitapçığı açtığında kendini ihanete uğramış hissedebilir. Fakat, Perec severlerin ilgisini çekeceğini düşünüyorum. Bir bakıma özel ve sahip olunası bir parça. Bruno Gibert'in çizimleri çok güzel.
Her Durumda Yapmam Gereken Şeylerden BazılarıGeorges Perec · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201827 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
Tekrar tekrar okuyacağım, uzun yolculuklarda yanıma almak isteyebileceğim bir kitap. Orhan Kemal ile Nâzım'ın dostluğunu, Bursa cezaevinde geçirdikleri üç buçuk yılı Orhan Kemal'in ağzından dinlemekten; Orhan Kemal'in cezaevinden salınmadan evvel, bir kederle, Nâzım için yazdığı şiirleri ve sonraki yıllarda Nâzım'ın Orhan Kemal'e gönderdiği "Raşit Kardeşim" diye başlayan mektupları okumaktan daha güzel pek az şey olabilir. Kitabı okurken hüzünlendiğim de kahkaha attığım da oldu. Özellikle, bir gece vakti cezaevinin avlusuna dadanan cenabet kurbağanın vıraklamalarına öfkelenen Nâzım'ın, "Kendini kuş zannediyor pezevenk" deyişini hatırladıkça, halen gülüyorum.
Nazım Hikmet'le 3,5 YılOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20201,036 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2021 17. kitabı
"Al kanlara boyalıyım, Yüreğimden yaralıyım. Yazan ben değilim ama, Törelerin kurbanıyım. Baba bu ne biçim yazı? Oy töre töre, Göz göre göre, Kıydılar beni doymadan yare." Üstat Cem Karaca'nın "Töre" isimli güzide parçasını Santiago Nasar'a ithaf ediyorum.
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2021 4. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2021 00:39
Artık hemen hemen her okurun bildiği gibi Perec, "Kayboluş" romanını, Fransızca'da en çok kullanılan sesli harf olan E harfini kullanmadan yazmıştır. Geçenlerde denk geldiğim kadarıyla bir söyleşide, E harfini ailesiyle bağdaştırdığı yönünde şeyler söylemiş. Çünkü o, kendisini ailesi olmadan inşa etmek zorunda kaldı. Babasını savaşta, annesini ise Yahudi toplama kamplarından birinde -Auschwitz'de- yitirdi. Dolayısıla her ikisi de, belleğinde bir şekilde yer edinmiş, bölük pörçük birer görüntü olmaktan ötesine gidemediler. (Ya da olsa olsa bunun biraz daha fazlası) Bu doğrultuda, kendisinin söylediği şeyin de doğrultusunda Kayboluş'ta eksikliği hissedilen ve romanın inşasını bir hayli zorlaştıran E harfinin yokluğunu, ailenin derinden hissedilen yokluğuyla ilişkilendirebiliyoruz. İki yokluk arasında bir paralellik kurabiliyoruz. W ya da Bir Çocukluk Hatırası kitabının girişinde, ithaf bölümünde, ise "E için" notunu görüyoruz. Kitabı ilk elime aldığım zamanlarda, bunun isminin baş harfi E olan birisi olduğunu düşünmüştüm. Fakat daha sonra dönüp baktığımda E'den sonra bir nokta olmadığını, yani "E." değil de "E" biçiminde olduğunu fark edince, kitabın E harfinin kendisine ithaf edildiğini kendimce fark ettim. Böyle düşündüğümde kitap etkileyiciliğini daha da arttırıyor. Bir çocukluk anısı olmadığını düşünen Perec bir gün W diye bir öyküyü anımsıyor. Bu, çocukluğunda uydurduğu - ya da uydurmaya başladığı - bir öykü. Daha sonra, yetişkinlik yıllarında, bunu tamamlamaya karar veriyor ve öyküyü devam ettiriyor. Kitapta W ismini verdiği kurgusal diyara dair anlattıkları ile çocukluk anılarının birbirine paralel bir biçimde ilerlediğini görüyoruz. Yani bir W ile ilgili bir bölüm okuyoruz, bir Perec'in çocukluğundan anılar. Bu biçimde, iki farklı anlatı arasında savrularak
W ya da Bir Çocukluk HatırasıGeorges Perec · Metis Yayınları · 2016170 okunma
Reklam