Sudenaz

Sudenaz
Doğru bildiğimi söylemedim sadece onların yanlış bildiklerinden eminim
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2022 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2022 03:11
Aytuğ Akdoğan'ı Flu Tv'deki programından tanırım ve çok severim. Bu kitabı okuduğumda aslında ne kadar 19'unda kaldığını, hala o zamanından nasıl beslendiğini anladım. 19'undayken de Dostoyevski'den beslenmiş. Yeraltı Notları'ndan çok etkilenmiş. Yer yer o kötü adam olma istencini sezdim yazılarında. Kendinden öyle söz ediyor. Belki çevresinden gördüğü muamele, belki öykünme ama dışardan olsa da bu kitabı okuduktan sonra (her ne kadar yansıtmadığı şeyler de illa ki olsa da) bir o kadar da içerden bir göz olarak söyleyebilirim ki; Aytuğ kendisini kötü gibi görmek isteyen iyi bir adam. Tabii iyilik kötülük kavramı, kime göre neye göre fakat benim algımda hiç de kötü biri değil. Melankonik ve gerçek bir Aytuğ'ydu benim okuduğum. Yeraltı Adamı'ndan daha dürüst kendine. Yeraltı adamında farkındalıkla birlikte ona ters düşme eğilimi de vardı yer yer. Aytuğ farkındalığına teslim olmuş. Onu bu kadar melankonik yapanlardan biri de bu. Son kitaplarını da okuyacağım.
Edebiyat
Ağladı ve Gözyaşlarını ÖptümAytuğ Akdoğan · Epsilon Yayınevi · 2017257 okunma
Sudenaz
Noo aytug dedik bagrimiza bastik 19 mart donemi tek kelime etmedi. Bidaha da okumadim da izlemedim de
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2023 01:09
İlk olarak bir insanın nasıl olur da bu kadar melankolik olduğunu anlamıyorum. Yozo'nun Anksiyetesi var, Şuci'de de olduğunu düşünüyorum. Besbelli sağlıklı bir beyin tarafından üretilmiş şeyler değil bunlar. E zaten birkaç kez intihar etmeyi deniyor Şuci. İletişimde en yüksek seviyedeki hayvan olan insan bile zihnindeki düşünceleri olduğu gibi aktaramaz bu yüzden birbirimizi tam olarak tanıyamayız. Dildeki bu yoksunluğumuza bir de karşımızdaki kişinin -biz ne dersek diyelim- bizi algılama biçimi eklenir, birbirimizden daha da uzaklaşırız. Düşündüğünüzde bu kadarını yapabilmemiz bile mucize gibi görünürken -ki tabii ki bilimsel açıklamaları var- hala çok yetersiz. Jack London'ın da Martin Eden'da dediği gibi bazen insanlara dediklerimiz onlara kastettiğimiz şeyleri ifade etmez, bu da bizi oldukça yorar. Şuci bu konuyu bayağı içerlemiş gibi görünüyor. Şuci'nin kalemini kendiminkine yakın buldum. Özellikle görece büyük olayları sıradan cümlelerle atlaması gibi. Mesela metin kendi halinde seyrederken "Nehre atladık. Kadın öldü. Ben kurtuldum." demesi gibi. Film ve dizilerde ana karakterin ya da yan karakterin hep şaşaalı betimlenen ölümleri.. hep içimi sıkarlar. Onlara satırlar, dakikalar ayırırlarken -kahramanlar insana- en az onlar kadar insan olan figüranların ölümünün saliselik bile gösterilmemesi komiğime gider. Halbuki gerçek hayatta böyle değildir, olur ve biter. Her şey "bakın, ne kadar üzücü!" dermiş gibi gelir. Bu ve anlattığı şeyi sanki bir kıtayı yeniden keşfetmiş edasıyla anlatmaması çok hoşuma gitti. Kitap güzel ama bayağı depresif. Dram dram yapıp bizi baymıyor, gerçek bir depresiflik var burada. Kötü bir zamanınızdaysanız okumanızı tavsiye etmem. Şuci hakkında çok şey demek isterdim ama yararsız bulduğumdan denemeyeceğim. Onu anladığımı söylemek
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,1bin okunma
Sudenaz
Ben bu yorumuma artik katilmiyorum degistim ve gelistim
Niye full dinci kayniyor bu uygulama ya engelliyorum engelliyorum baskasi cikiyo
1000Kitap Kullanıcısı isimli okura yanıt verildi
Sudenaz
Performative male sorunlari git basimdan
Hayat; beklentilerle ilerler, gerçeklerle sendeler, geçmişle destekler kendini. Geçmişten kaçmak mümkün değil fakat geleceği inşa etme şansımız var hâlâ. İzin istemek ve bir gün şansın bize güleceği günü beklemek boşuna. Bazen kendi nefesinle yön vermen gerek yelkenlerine ve açılmak gerek derin denizlere. Batma ve kendini bulma ihtimalin her zaman yarı yarıya. Yaşamaksa yalnızca bir defa. Koşabiliyorken koşmak, konuşabiliyorken konuşmak, ağlayabildiğin anlarda ağlamak ve gülebilmek her daim her fırsatta... Bizler insanız. Düşmemek imkânsız. Taban alanın, yalnızca iki adım ve senden beklenen bir dik duruş hiç dönmese bile güneş yüzünü sana. Peki neden? Durmalar ve yaslanmalar, koşmalar ve uçmalar kadar hakkım. Hadi. Durma. Dene. Vazgeçirmeye çalış beni yaşamaktan. İstediğimi almadan senin istediğini almana izin vermeyeceğim. Dökülen gözyaşlarım ve suyun kaldırma kuvveti. Bulutlarda değiliz ama çok yakınım o hisse. Alacağım var bu hayattan. Hak etmiyor muyum yaşamayı? Toprak dolu tırnaklarımın altı. Benden beni almak isteyenlerin kazılı mezarı. Dik bir mezar taşı. Et hadi son duanı. Kim ağlar da iyi anar kötü insanı. Yaratılanı sorguya çeker Tanrı. O zaman açığa çıkar bu dünyada kral mıydın? Yoksa yalnızca bir soytarı mı?
Edebiyat
eylül isimli okura yanıt verildi
Sudenaz
hangi kitap?