mihriban

mihriban
@mjhriban
Spoiler içerir
9/10
·224 syf.··
2026 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 18:16
Roman, Yusuf’un ailesini trajik bir şekilde kaybetmesiyle başlıyor. Daha sonra bir kaymakam tarafından evlat edinilmesi kaymakamın eşi Şahinde’nin Yusuf’u hiçbir zaman tam anlamıyla benimsememesi ile devam ediyor. Kitapta anlamakta zorlandığım karakterlerden biri Kübra oldu. Yusuf’a neden bu kadar bağlandığını ve bazı davranışlarının arkasındaki motivasyonu tam olarak kavrayamadım. Aynı şekilde kaymakamın Yusuf’u sevmesine rağmen ona daha sağlam bir gelecek hazırlamaması, onu belirli bir meslek sahibi yapmak için daha fazla çaba göstermemesi de bana eksik gelen noktalardan biriydi. Ama gelecek hazırlasaydı zaten bu romanın sonu olmazdı :)) Lisede edebiyat dersimde romanın aynı evde büyüyen çocuklardan ve evlilikleri anlattığını duymuştum. Ancak Muazzez’in duygularını önce dile getirmesi beni şaşırttı. Bu hamleyi Yusuf'tan beklemiştim. Bir diğer üzücü olay ise Ali’nin ölümüydü. Bu olayın, suçluların zenginliği ve nüfuzu sayesinde kolayca kapatılabilmesi kitapta adaletsizlik temasını çok güçlü hissettirdi. Yusuf ve Muazzez’in evliliği beni mutlu etmişti. Ancak kaymakamın ölümüyle Şahinde’nin para hırsı ve kızını uygunsuz ortamlara sürüklemesi olayların giderek kötüleşmesine neden oldu. Bu noktada Yusuf’un Muazzez’i suçlamaması ve asıl sorumluların kim olduğunu görmesi, onun karakterine olan saygımı artırdı. Kitabın sonu ise beni en çok etkileyen kısımdı. Yusuf’un Muazzez’i kurtarmaya gelişi, evde yaşanan silahlı çatışma ve ardından Erdemit’ten kaçarken Muazzez’in vurulduğunun ortaya çıkması oldukça sarsıcıydı. Kendimi "Ölmesin ya" derken buldum. Muazzez’in ölümüyle roman çok acı bir şekilde sona eriyor. Kitabı bitirdiğimde uzun süre bu sonu düşündüm ve açıkçası beklediğimden çok daha fazla üzüldüm
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,6bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
7/10
·456 syf.··
2026 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2026 03:09
İlk Ahmet Ümit kitabı olarak Beyoğlu Rapsodisi’ni seçtim. Başlangıçta dilinin sadeliğine çok şaşırdım ve ilk 200 sayfa boyunca bir cinayet romanı okumaktan çok, arkadaşlık ilişkilerini anlatan bir roman okuyormuş gibi hissettim. Ancak liseden beri arkadaş olan bu üçlünün arasındaki kıskançlıklar ve Selim’in Katya’ya olan ilgisi bir noktadan sonra beni çok rahatsız etmeye başladı. Gülriz'e yalan söylemeler de cabası. Kitap boyunca sürekli yeni bağlantılar kurulması (Ruslar, Fransızlar vs.) cinayetle mi ilgili acaba düşüncesi yaşatsa da hiçbir yere bağlanmadı maalesef. Katya ismi tesadüfünden sonra Katya’dan şüphelendiğimi hatta onun bir ajan olabileceğini düşündüğümü de söylemeden edemem. Ancak genel olarak kurgu beni tatmin etmedi. Final beklentimin oldukça altında kaldı. Hatta finali okurken sinir bozukluğundan güldüğüm anlar oldu. Sonuç olarak, kitap başlangıçta merak uyandırsa da benim için giderek zorlamaya dönüşen ve finaliyle tamamen hayal kırıklığı diyebileceğim bir roman oldu.
Beyoğlu RapsodisiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201932,9bin okunma