Atasoy Müftüoğlu, bu eserinde, emperyal seçkinler tarafından batıdan ithal edilen paradigmaların dondurulmuş/paketlenmiş birer model olduğunu ve bunu evrensellik adıyla neo-emperyal emellerine ulaşmak için bir araç olarak kullandıklarını ifade etmektedir. Müellif, Küresel Çağda Varolmak 'ı oryantalistlere kulak tıkamaktan, kendi üslup ve kametimizi ortaya koymakla mümkün olabileceğini dile getirmektedir.
Kitap, Atasoy Müftüoğlu'nun dergilere verdiği mülakatları kronolojik olarak içeren bir çalışmadan müteşekkildir. Atasoy hoca, Evrensel Ufkun İmkanları 'nda, Müslümanların paradigmalar savaşını kaybettiğini, niteliksel derinlikli kavgalar verilmediğini, Avrupa merkezli düşüncenin taşrası olmaktan mütevellit ithal edilmiş ontolojik ve epistemolojik paradigmalar ile düşündüğümüzü vb, bir çok kavramı kendi perspektifinden analiz etmeye çalışmıştır. ( Atasoy Müftüoğlu - Evrensel Ufkun İmkanları )
Kitap, konferanslardan yapılan bir derleme olduğu için tekrara düştüğü noktalar var. Müellif, Müslümanların bugüne neden hitap edemediklerini sorgulamaya çalışmakla birlikte paradigmalar savaşındaki yerimizi almak için, bir Siyaset felsefesi ve Tarih felsefesi oluşturarak yeni bir dil inşa etmemiz gerektiği üzerine bir tespit yapmaya çalışmakta. ( Atasoy Müftüoğlu - Yeni Bir Dilin İnşası )
Müellif, aydın ve entelektüel ayrımından sonra, doğu/islam toplumunda aydın yerine ruşenfikr kelimesinin niçin kullanıldığını entelektüelin hizmet sınıfını ve aydının ise lider ve rehberlik edecek bilge insanlardan müteşekkil olduğu ayrımını yaparak özgün bir aydın tasavvuru çizmektedir. ( Ali Şeriati - Aydın )
Bu çalışma, yer yer kendi tespitleri olsa da daha çok resmi tarihi destekler mahiyette bir derleme eser olmuştur. Bir çok yönü ile iyi kurgulanmış olan bu eser kitap dedegtifliği yapan okuyucu tarafından müellifin asıl gayesinin satır aralarında gizlendiğini rahatlıkla fark edecektir. Yazar ısrarla çağdaşlaşma meselesini dine karşı değil geleneğe karşıolan bir tutum ve sekülerizme karşı olanın tutuculuk ve gelenek olduğunu iddia ediyor. İslam da halifeliğin olmadığını, Osmanlı'nın bir din devleti olmadığını, İslam'ın sekülerizme karşı olmadığını, çağdaşlama meselesinde ulema ile aynı çizgide olduklarını vb. ifade etmekle dertlerinin aslında İslam dini olmadığını ikna etme çabası içerisindedir. Ayrıca batı bizim batılılaşmamızı istemez neden çünkü o zaman batı bize hükmedemez işte tam da bundan dolayı batılılaşmalıyız demeye getiriyor. Ayrıca çağdaşlaşmanın kaçınılmaz olduğunu ifade ediyor. Niyazi BerkesTürkiye'de Çağdaşlaşma