Batı'ya olan kültürel, ideolojik ve bilimsel bağımlılık Türk aydınlarının orijinal ürünler vermelerini de engellemiştir. Üstelik giderek kendi realitelerine de yabancılaşmışlardır. Gerçek anlamda entelektüellerin resmi ideoloji üretmek gibi bir misyonları olamaz.
Batı'da, Batılıların ihtiyaçları için üretilmiş teorik yaklaşımların ve o yaklaşımlara dayanan iktisadi politikaların eleştirel bir değerlendirmesini yapmamız gerekiyor.
Türkiye'nin 200 yılı aşan "asrileşme", "muasırlaşma", "Batılılaşma", "çağdaşlaşma", "kalkınma", "çağ atlama" problematiği, sömürgeleşme sürecinden başka bir şey değildir, Söz konusu olan, süreklilik gösteren bir çizgidir. İdris Küçükömer'in deyişiyle, bir "yenilgi tuzağıdır".