Anlaşılmak! Çevreme bakınca(ki pek bir çevrem de var diyemem) çok az kişinin umrunda. Bundan herkes muzdarip ama anlaşılmayı gerçekten umursayan çok az tutunamayan, yabancı, yeraltı insanı veya acı çeken yüce gönüllü insan var. Tutunamayanlar'ın bitmesine çok az kaldı. İntihara meyilli olanların okumasını tavsiye etmiyorum. Çünkü çok etkileyici. Oğuz Atay kelimeleriyle klavuzluk ederek ruhunuza en acı veren, en yaralı yerlerinize kazı yapmanızı sağlıyor. Zihninizin depresif girdaplarında kaybolabilirsiniz. Ama bu kitabı okuyabilecek kadar sağlam bir bünyeye sahipseniz, belki siz de sağ salim bitirebilirsiniz. İşte, belki kelimelere dökmekten bile aciz olduğunuz çiğ duygularınıza kelimeleriyle tercüman oluyor, istemsizce "Hah!
İşte aradığım cümle buydu. Henüz keşfedememiştim. Dilimin ucundaydı. Teşekkür ederim Oğuz Atay" demenize yol açıyor bu kitap. Kişisel bir not olarak şunu da düşeyim; beni tam olarak anladığını hissettiğim sadece Dostoyevski var. Oğuz Atay, Kafka, Camus, Cioran, Bukowski, Tolstoy, Gogol, Nietzsche, İhsan Oktay, Livaneli... hepsi harika yazarlar ama Dostoyevski'nin hali başka. Nietzsche gibi büyük bir filozof "Kendisinden bir şeyler öğrendiğim tek psikolog Dostoyevski olmuştur.” diye boşuna dememiş gerçekten. Kimbilir daha nice yazar tanıyacağım, ömrüm boyunca nice kitap okuyacağım, belki de çok iddialı bir ifade olacak ama, Dostoyevski'den daha iyi bir yazarla karşılaşacağımı düşünmüyorum. Marcel Proust'un Kayıp Zamanın İzinde kitabını saymazsak(aksiliklerden dolayı yarım kaldı) bir tek Ulysses'i merak ediyorum diyebilirim. Onu da okumak için ciddi zaman ayırmak, ciddi mesai harcamak gerekiyor. Her ne kadar batı dünyası James Joyce'u Ulysses'ten dolayı yere göğe sığdıramasa da, bir Karamazov Kardeşler eder mi görmek istiyorum. Niyetim
Ben de inşallah öldüğüm gün, babam gibi unutulurum. Buna hakkım olmalı hiç olmazsa. Hiç olmazsa, istediği gibi yaşayamadı ama istediği gibi öldü, istediği gibi unutuldu kabilinden soğuk bir söz ederler arkamdan. Tutunamayanların arasında bile yeri yoktu, derler. O kim, Tutunamamak kim derler.
Ne kadar acıyorum kendime; bu yüzden başkalarına acımaya fırsat bulamıyorum. Bütün acımamı kendime harcadım. Dilencilerden kaçıyorum. Biri yüzüme bakıp acıklı şeyler anlatacak diye titriyorum. İnsanlık dışı oldum. Yüzümü yerden kaldıramıyorum.