"Burada mutluysan, neye gidiyorsun, anlamıyorum, demişti ona Catherine. -Sevilmek tehlikesini yaşayacaktım küçük Catherine ve bu da benim mutlu olmamı engelleyecekti." Catherine, boynu hafif bükük, derinliksiz güzel bakışıyla Patrice’e bakıyordu. O: "Benimkiler bu çok basit. Bak ..." diyor, yüzünü çevirmeksizin. Dünya üzerinde konuştu ve Catherine kendisinin unutulmuş olduğunu hissediyordu. Kıvrılmış koluyla pervaza dayanan Patrice’in uzun parmaklarına, vücutdesini tek kalça üzerine alarak duruşine, görmeden kestirebileceğine yitip gitmiş bakışına bakıyordu kız. "Demek istediğim ..." dedi, ama Patrice’e ihtiyacım var.
Hindistan ve halkı için geçerli olan basit ama hayret verici bir gerçek de oraya gidip onlarla kaynaştığınızda kalbinizin sesinin sizi mantığınızı sesinden çok daha iyi yönlendirmesidir. Dünyanın başka hiçbir yerinde böyle bir şey yoktur.