Ölümden söz ederken aslında neden söz ederiz? Aramızdan ayrılan
kişiden mi, yoksa kendimizden mi? Yoksa yokluğun kendisinden
mi? O denli yok ki, her boş uƗı yokluğuyla dolduruyor.
İstediklerin olsa da olmasa da bu âlemdesin. Sana bir sır vereyim mi? Kızım, derdini kimseye anlatma, anlattıkça isyana düşersin. Çünkü her anlattığında alıştırırsın şu kafanı boş boş konuşmaya. Her dinleyen de anlamaz. O da anlatır kendi derdini, dalarsın. Dert tuzağına güzel konuş kızım. Önüne gelen her şeyi sev, her şeye bak ve şunu unutma: Gözümüzün gördüğü her şey yok olacak, kulağımızın duyduğu her şey susacak ve bir gün tek bir koku kalacak bu toprakta; o da ölüm kokusu! Her şeye ölecekmiş gibi bakarsan, her şeyi misafir edersin. Söyle bana; seni kızdıran, mutlu eden, üzen insanlar ölümsüz mü?"