Mualla

Mualla
45 okur puanı
Ağustos 2024 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
7/10
·191 syf.··
2026 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2026 18:41
Kitapta, kendisini bir türlü hiçbir yere ve hiçbir şeye ait hissedemeyen bir karakteri okuyoruz. Özellikle kitabın ortalarına doğru, oldukça karamsar hissettirdi. Bu karamsarlığı okumak rahatsız bir hisse sebep oldu ve istemeden bunun nedenini sorgulamaya başladım. Yazar, karakterin hislerini çok güzel aktarıyor ve empati kurmamızı sağlıyor. Duygu yoğunluklu bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Fakat herkese önerebileceğim bir kitap değil. Uzun betimleme ve anlatımları sevmiyor ve sıkılıyorsanız, duygu yoğunluğunun sizi rahatsız edeceğini düşünürseniz okumanızı önermem. Ama ilgisi olanlar için çok güzel bir kitaptı. Bazı yerlerinde kendimi sorgulamamı ve düşünmemi sağladı diyebilirim. "Yiyebileceklerimi görünce yemiş olduklarım gözümden düştü. Onlara duyduğum minnet zayıfladı." "Babam ve ben, başka dünyalar, hayatlar ve aileler bilmezken dünyanın en normalleri idik. Bizi başkaları anormalleştirdi. Bizi anormal görmelleri normalliğimize bir gölge düşürüyordu."
Coşkuyla ÖlmekŞule Gürbüz · İletişim Yayınevi · 20213,109 okunma
Reklam
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2025 18:34
"İnanmaya ihtiyacı olur hep insanın. Mümkünse kendinden başka bir şeye." Nermin Yıldırım’ın Dokunmadan romanı tam da bu ihtiyacın, yani inanma arzusunun etrafında dönüyor. Hayatın sessiz köşelerinde biriken suçluluklar, insanın içini kanatan o görünmez günahlar ve zamanın bir türlü geri alınamayan acemilikleri… Kitabın kahramanı Adalet, ölüm gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kaldığında, geçmişin tozlu sandığını açıyor. Hayatı boyunca içinde yüzlerce suçluluk barındırmış olmasına rağmen bu duygunun ilk ne zaman başladığını düşünüyor. Sonucunda, çocukluğunda işlediğini düşündüğü bir "ilk günah" çıkıyor karşısına. Bu küçük gibi görünen ama içini kemiren yükle yıllarca yaşamış, şimdi ise ölümle arasındaki mesafeyi ölçerken bir yandan da bu suçu onarma çabasına düşüyor. Ne yazık ki, hayat bazen geç kalmaların toplamı gibi. Ve Adalet de tam 24 yıl sonra, yeniden hatırlamanın ve yüzleşmenin eşiğinde buluyor kendini. Ölümün kıyısına geldiğinde imkansız gibi görünen bu affedilme çabası, bir gün iyileştiğini ve hayatının belirsiz bir süre daha devam edeceğini öğrenmesiyle yeniden filizleniyor. Yaşama yeniden dönüşünün bir işaret olduğunu düşünerek affedilme umuduyla birlikte en yakın arkadaşı Hülya’yla geçmişin izlerini sürmek için bir yolculuğa çıkıyor. Yolculukta henüz anlayamasa da aşk ile tanışıyor bir noktada. Kendini bile sevmeyi beceremeyen bir kadın; bir adam tarafından sevilmeyi, fark etmeden öğreniyor. Yolculuk sırasında Adalet’in bilmediği şey şu: Bazı yolların sonu nereye çıkar bilinmez; ama insan bazen "yolda olmakla" bile eksik kalan parçalarını tamamlar. Kitap, okurken beni zaman zaman derin bir şaşkınlığa düşürdü. Özellikle sona yaklaşırken içim umutla doldu, belki de Adalet'in yükünü biraz hafifletmesine sevindim. Ama Nermin Yıldırım öyle bir yazar ki, sizi son
DokunmadanNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 202511,5bin okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2025 23:12
Bir anda dünyadaki herkesin teker teker nedeni bilinmeyen bir şeyden ötürü "beyaz illete" yani körlüğe yakalandığı bir dünyada geçiyor kitap. Başta tek tük kişiyle başlayıp zaman geçtikçe bu kişilerin sayısı artıyor. Garip olansa bu kişilerin körlüklerinin beyaz olduğunu söylemesi yani hükümetin taktığı ismiyle "beyaz illet". Başta ilk kör olan kişi dahil onunla teması olan herkesi bir yere kapatıyorlar, tabi sayının zamanla artacağı da göz önüne alınırsa bu şartlarda hükümetin elinde bulunan en uygun bina da eski bir akıl hastanesi oluyor. Başta körler ve onlarla temaslı kişileri ayırıp onlara umut da vaadeden sözler söyleyerek bu sürecin sağlıklı bir şekilde yürüyeceğine dair sözler söylüyorlar. Bu körlerin arasında kocasını yalnız bırakmak istemediği için kör olduğunu söyleyen bir de kadın var. Fakat o da yakında zaten kör olacağım düşüncesinde. Binanın çevresi körlerin kaçmaması için askerlerle çevrili, çıkış yasak, ola ki çıkmakta direttiler askerlerin onları öldürme izni var. Zamanla binadaki körlerin sayısı artıyor, yiyecekler kişi sayısından çok sayıda eksik getiriliyor hatta bazen yiyecek verilmiyor. Hijyene dair en ufak bir şey bile yok. Bu sırada da kadın hâlâ görüyor fakat bunu bilen tek kişi kocası. Körlere yetecek kadar yer yok binanın içi zaman geçtikçe iğrenç bir hal alıyor. Oradaki yüzlerce kör çaresizlik içinde yalnız başlarına bırakılıyor. O kapalı kapılar ardında vahşetler yaşanıyor fakat hiçbir asker korkusundan yaklaşamıyor bile. Gün geliyor ki dünyada askerler dahil kör olmayan kimse kalmamış, doktorun karısı hariç. Kadın ve peşindeki altı kör arkadaşı bu vahşileşmiş dünyada hayatta kalmaya çalışıyorlar. Kör olmayan kimse kalmadığına göre artık onların da o iğrenç akıl hastanesinde kalmalarına gerek yok. Doktor'un karısı körlerin dünyasıyla
1000Kitap
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2024131,9bin okunma
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2025 21:25
Ailesindeki herkes tarafından terk edilen küçük bir kız çocuğu, şehirden uzakta bir bataklıkta tek başına yaşamak zorunda kalıyor. İnsanlar onu "Bataklık Kızı" diye adlandırarak dışlıyorlar. Yardım isteyecek kimse yok çevresinde. Yalnız kaldığı her anda kuşlarının yanına gidiyor ve yalnızlığını onlarla dindirmeye çalışıyor. Çevresindeki herkes gitmesiyle bir gün onların da gideceği korkusunu taşıyor içinde. Yıllar geçiyor ve insanlardan izole bir şekilde büyüyor. Hayatına yeni insanlar giriyor. Öyle ki bu insanlardan ikisini anne ve baba kadar yakın hissediyor kendine. Biyoloji ile ilgileniyor. Güvendiği herkes tarafından terk edilmenin ağır yükünü taşımış birisi olarak özellikle biyoloji kitaplarında bir annenin neden evladını terk ettiğiyle ilgili mantıklı bir açıklama arıyor yıllarca fakat hiçbir sonuca ulaşamıyor. Okula gidemediği için ileri bir yaşa kadar okumayı bilmezken tanıştığı birisi ona okuma yazma öğretip biyolojiye merak salmasında yardımcı oluyor ve aslında hayatı böylece değişiyor. Yıllar geçiyor ve biyolojiye merakı sayesinde harika bir yazar oluyor ve bataklığı insanlara tanıtacak yazılar yazıyor fakat aynı zamanda da büyük bir suçlamayla karşı karşıya kalıyor. Hayatı boyunca yalnız kalmış biri olarak bu suçlamada da kendisini savunacak kişi sayısının çok az olduğunun bilincinde. Bu süreçteyse tek isteği kuşlarına ve bataklığına bir an önce kavuşmak. Olaylar heyacanlı bir şekilde ele alınırken aynı zamanda sonuyla da şaşırtıyor kitap.
Kya'nın Şarkı Söylediği YerDelia Owens · Salon Yayınları · 20253,776 okunma
8/10
·129 syf.··
2025 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2025 18:45
Spoiler* Bir kadının ayrılık sonrasını kendi içinde de kabullenmeye çalışma süreci diyebiliriz bu kitaba. Osman hayatından çıkmış ama bir türlü aklından çıkamamış. Geçen zaman içinde Osman'a yazdığı mektuplarla yavaş yavaş terk ediyor Osman'ı. Yeri geliyor kendi kendine konuşuyor, bazen de saçma bilgiler veriyor ona. Geçen günlerini anlatıyor, son zamanlarda neler olduğunu. Sonda söylediği gibi bunu yaparken karşı taraftan da hiçbir şey beklemiyor. Öylece kendi kendine mektuplar göndererek ayrılığı bitirmeye çalışıyor. Kendi içinde çıkmazları var, na yapmak istediğini o da tam olarak bilemiyor başlarda. Zamanla içselleştiriyor. Bazen ondan nefret ettiğini söylese de teşekkür ediyor yaşadıkları her şey için. Yaşananları unutmak istemediğini ama hatırlanmasına da çok gerek olmadığını belirtiyor. "Bir gün şeklini şemalini unutsam da hayatımın bir döneminde seni çok sevdiğimi hiç unutmayacağımı biliyorum." diyor. Ayrılık sonrası neler yaşadığını ona anlatırken zaman zaman aslında onu unutmaya başladığını da belirtiyor. Çok kısa ama yaşanmışlığı uzun bir kitap. Zamanlaması tam olarak belirtilmese de yıllar sürdüğü hissediliyor bu mektuplaşmanın. Mektuplaşma dediğim tek taraflı tabi. Kendi içerisindeki hesaplaşmayı karşı tarafa anlatıyor bir nevi. Bu süreç için yazılmış çok anlamlı bir kitap olduğunu düşünüyorum. Çünkü aslında dışarıdan gördüğümüz gibi kolay geçmeyebiliyor bazı süreçler.
1000Kitap
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,5bin okunma
Reklam