Meltem

Meltem
null
sen yoksun yeryüzünün en güzel şehirlerinden biri boşaldı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Büyük sürülerde görüldügü gibi körü körüne sürünün ardı sıra gitmek görülmez. Onun yerine, yetişkinler "taklit" edilir. Hatta belli (sivrilmiş) yetişkinlere "öykünme" yollarıyla "görenekler" ve "gelenekler" oluşturulur. Ge­lenekler ise sürü bilincini degil, "grup bilinci" geliştirir.
Yazmayacağım. Yaprakları okuyacağım bundan sonra Ağaç kökleriyle bulutların şarkısını söyleyeceğim Çakıl taşlarının rüyasını göreceğim Çocukları seveceğim, yalnızca çocukları Her akşam denize ay kandilleri asacağım Buğday tarlalarının uykusunu uyuyacağım bir daha Sonra dünyanın bütün yollarına gideceğim Kuşlarla ormanların uğultusunu paylaşacağım Börtü böceğin gözlerinde seyredeceğim yıldızları Küçük kasabaların dükkânlarını açacağım sabahları Tanrıyla yalnızlığı konuşacağım Dünyayı gösterip gözyaşlarımın içinden Yoksulluk sana hiç acı vermiyor mu, diyeceğim Kadınlar, diyeceğim sonra, nasıl bu kadar güzel oluyor. Sonra ne varsa Şuramda bir hazine gibi duran Acı, sevinç, kirpik, şarkı, gamze, şiir Hepsini bir bir unutacağım unutacağım unutacağım.
Ben varken ölüm yok, ölüm varken ben yokum O halde korkacak ne var? Lucretius
Erkeklerin kavgacılığının ve savaşçılığının uzak geçmişinde etçilliğe geçiş yatıyor olabilir.