Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
Alt katında uyumayı bir ranzanın
Üst katında çocukluğum...
Kağıttan gemiler yaptım kalbimden
Ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı.
Aşk diyorsunuz,
limanı olanın aşkı olmaz ki bayım!
Allah'la samimi oldum geçen üç yıl boyunca
Havı döküşmüş yerlerine yüzümün
Büyük bir aşk yamadım
Hayır
Yüzüme nur inmedi, yüzüm nura indi bayım
Gözyaşlarım bitse tesbih tanelerim vardı
Tesbih tanelerim bitse gözyaşlarım...
Saydım, insanın doksan dokuz tane yalnızlığı vardı.
Aşk diyorsunuz ya
Ben istemenin Allah'ını bilirim bayım!
Güzelliği anlatılmaz bir uzun yüz üzerine elle yapılmış izlenimi bırakacak kadar düzgün bir kıvrım oluşturmuş kaşlar, altlarına da kara gözler koyun; eğildiler mi yanakların pembesine gölgeleri düşen, uzun kirpiklerle perdeleyin bu gözler; delikleri bir haz isteğiyle azıcık açılmış, ince, dik, ruhsal bir burun, dudakları süt gibi ak dişler üzerine büyük bir incelikle açılan kusursuz bir ağız çizin; cildini de hiçbir elin dokunmadığı şeftaliler üzerindeki şu kadifemsilikle renklendirin, bu sevimli başı bütünüyle elde etmiş olursunuz.
Yaratılıştan ya da başka bir yoldan dalgalı, kehribar karası saçları, alnının üzerinde iki geniş sargı biçiminde açılır, üzerlerinde her biri dört-beş frank değerinde iki elmas parlayan kulaklarının ucunu göstererek başının ardında kayboluyordu.